Doktorlar uyardı: "Sağlık ordusu yorgun, vatandaş kurallara uysun"

Tabip Odası’nın toplantısına katılan ve pandemi döneminde önemli çalışmalara imza atan KOÜ’lü profesörler vatandaşları uyardı. Birinci dalganın bitmediğini, normalleşmenin aşamalı olmadığı için riskin yüksek olduğunu belirten profesörler, sağlık ordusunun yorgun olduğunu, vatandaşların kurallara uyarak mücadeleye katkı vermelerini istedi

+1
Haber albümü için resme tıklayın

NORMALLEŞMEYİ ANLATTILAR

Kocaeli Tabip Odası Koronavirüste Yeniden Normalleşme ve Pandemi Geleceği ile ilgili bilgilendirme toplantısı yaptı. Oda binasında gerçekleşen toplantıda normalleşme dönemi erken girildiğini ve normalleşmenin aşamalı olması gerektiğine dikkat çekildi. Türkiye’de henüz birinci dalganın bitmediği, virüsün bulaş zincirinin kırılmadığına dikkat çekilirken, Türkiye’de henüz 100 kişiden birinin dahi bağışıklık kazanmadığı belirtildi. Toplantıya katılan hekimler, şu anda yorgun bir sağlık ordusu ve duyarsız bir toplum ile karşı karşıya olunduğunu ve bu durumun pandemi açısından risk olduğunu kaydetti.

ODANIN ÇALIŞMALARI ANLATILDI

Toplantının açılış konuşmasını yapan Tabip Odası Başkanı Zeki Hamşioğlu ve Oda Genel Sekreteri Aykut Çelik, odanın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Pandemi sürecinde Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde önemli çalışmalara imza atan Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Karadenizli, pandeminin başladığı ilk dönemden itibaren yaptıkları çalışmaları anlattı. İlk vakalara yaptıkları testleri Ankara’ya gönderip sonuç aldıklarını belirten Karadenizli, “Daha sonra Üniversite ve Halk Sağlığı laboratuvarında laboratuvar kuruldu.

HALA MART AYININ BAŞINDAYIZ

Aşıdan kısa sürede bir beklentimiz yok. Bunun için tek çaremiz korunmak. Yaz ayları ve normalleşme dönemine geçilmesi insanlarda yalancı bir rahatlama yarattı. Toplum olarak enfeksiyona karşı Mart ayının başındayız. Yüzde 0.84 antikor oluşmuş gibi görünüyor. Mart ayından bu yana bir ilerleme yok. PCR testinin iyi alınması, hastalığın evresi testin net sonuç vermesi noktasında önemli. Yüzde 35 oranında yanıltıcı sonuçlar çıkabilir. Ama pratikte 48 saat içinde tekrar test yapıyoruz ve bu oranı düşürüyoruz. Bulaşı kesebilmek için çok sıkı bir şekilde temaslı takibi yapıldı. Temaslı takibinde PCR testi yapıldı.

BİRİNCİ DALGA HALA BİTMEDİ

Evde ya da yurtlarda izolasyon yapıldı. Temaslı takibinde zincirini kırma noktası açısından önemli. Birinci dalgayı henüz bitirmedik. Alınan kararlar olgu sayılarını tekrar artırdı. Birinci dalgayı bitiremediğimiz için ikinci dalga yok. Temaslıları takip edemezsek pozitif olguları yakalayamayız ve sayıda azalma olmayacak. Son bir haftadır bakanlığın kararı ile sadece 3 semptomu olan kişilere testi yapıyoruz. Temaslıları yüksek, orta ve yüksek risk olarak takip ediliyor. Yüksek riskliler evinde ya da hastanede tedavi altına alınıyor” dedi.

TESELLİMİZ AZ ÖLÜM OLMASI

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ise yeni normalleşme dönemi olarak adlandırılan sürecin doğru bulmadığını belirtti. Virüs nedeniyle dünyada 500 binden fazla insanın yaşamını yitirdiğini söyleyen Çağlayan, “Ülkemizde 5 binden fazla ölüm var. Yapılan test sayıları dikkate alındığında pozitif vakaların oranı şu anda yüzde 6 oranında. Ülkemiz açısından teselli olan şey ölüm oranları. Yüzde 2,5 civarında ölüm oranları. İnsanların yaşamını yitirmesini sayılarla ifade etmek gerçekten çok zor. Ama ölüm düzeyi açısından dünya genelinin altında.

İLK ÖNLEMLER DOĞRUYDU

Yoğun bakım hastalarımızda artış var. Yüzde 4 aktif vaka içinde yoğun bakım hastası var. Bu salgın ile henüz baş etmiş değiliz. Mayıs ayı itibariyle vaka sayısı 1000’in altına düştü. Ama normalleşme ile yeniden vakalar arttı. Şu anda yorgun bir sağlık ordusu ve dikkatsiz bir toplum ile karşı karşıyayız. Bu büyük bir risk. Bulaştırıcılığın azaltılması için temasın, bir arada bulunma zamanını kısıtlamak, ortak mekanların kullanımının sınırlandırılması gerekiyor. 65 yaş üstü korunma amacı ile sokağa çıkması yasaklandı. İlk alınan önlemler nedeniyle yayılma hızı azaldı.

BAĞIŞIKLIK YOK DENECEK KADAR AZ

Ama günümüzde üretim sistemleri açısında bakıldığında devletin sosyal hayatı kısıtlamasından doğan sonuçları süspanse etmesi mümkün değil. İnsanlar ekonomik kaygılarla önlemlere karşı çıkışlar oluyor. Mücadelede toplumsal uyumu sağlamak zorundayız. Sürü bağışıklığı mümkün değil. 200 bin vaka, 5 bin ölüm varken bile bağışıklık yüzde 1 bile değil. En az bunun 6 katını yaşamamız gerekiyor ki toplumsal bir bağışıklık sağlansın. Toplumun en zayıf kesimi güvende olana kadar hiç kimse güvende olmayacak.

İŞ YERLERİ RİSK ALTINDA

Bazıları hastalığa yakalanacak, biz kendimizi uzak tutacağız kanısı varsa bu yanlış. Virüs var olduğu sürece kimse güvende değil. Virüse karşı küresel bir mücadele lazım ama alınan kararlar genellikle ekonomik oluyor. Yüzde 99’umuz bu hastalığa geçirmeye adayız. İş yerleri risk altında. Açık havada hastalığın buluşma riski var ama az. Kapalı ortamlarda ise bu çok riskli. Çünkü kapalı ortamlarda virüsü soluma riskimiz çok yüksek.

15 DAKİKADAN FAZLA DEĞİL

İnsanların el yıkıma ve maskeye ücretiz ulaşması gerekiyor. İnsanların yoğun olduğu yerlerde mutlaka hijyeni sağlayacak el yıkama alanları ve el dezenfektanlarına ulaşması lazım. Dışarı çıkma zorunluluğunu gözden geçirmemiz gerekiyor. Zorunlu isek dışarı çıkalım. Kapalı mekanlarda mümkünse 15 dakikada işimizi yapmalıyız. Maske takarak insanları koruyoruz. Maske takmayan kişi başkasına ne olduğu ile ilgilenmeyen kişidir” dedi.

RİSK ARTTI

Kocaeli Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Recep İpçi, pandeminin ilk dönemlerinde aile hekimlerinin ciddi sıkıntılar yaşadığını kaydetti. İlk etapta ekipman bulmakta sıkıntı yaşadıklarını söyleyen İpçi, “Biz ne kadar yeterli ekipman sağlasak da gelen vatandaşların hasta olup olmadığını bilmeden tedavi ettik. Kısıtlı imkanlarla aile sağlığı merkezlerinden elimizden geleni yapmaya çalıştık. Bizim için en önemli şey koruyucu sağlık hizmeti. Kontrollü normalleşme ile birlikte yine sağlık merkezlerine fazla insan gelmeye başladı ve risk arttı” dedi.

SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI DOĞRU YÖNTEM DEĞİL

Toplantıda doktorlar soruları da yanıtladı. Tabip Odası Başkanı Zeki Hamşioğlu, sürü bağışıklığı yönteminin kabul edilebilir bir yöntem olmadığını belirtti. Hamşioğlu, “Devletlerin görevi tüm insanların sağlığını korumaktır. Bunun zikredilmesi bile bana tuhaf geliyor. İnsanlar maske, mesafe ve temizlik kuralına uymaları için çok önemli nedenleri var. İsteyerek ya da istemeyerek bir sevdiğimizin yaşamını yitirmesine neden olabiliriz. Bilim kurulunun aldığı kararlara harfiyen uyulması gerekiyor” dedi.

VERİLER PAYLAŞILMALI

Türkiye’de verilerin paylaşımı ile ilgili yaşanan sıkıntılarla ilgili soruya ise Prof. Karadenizli yanıtladı. Karadenizli, virüs ile ilgili verilerin özellikle bilim insanları ile paylaşılması gerektiğini belirtti. Karadenizli, vatandaşları özellikle sonbahar mevsimine giriş ile birlikte virüsün yeniden hızla yayılabileceğini belirterek uyardı.

02 Tem 2020 - 11:15 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Büyük Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Büyük Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Büyük Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Büyük Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.