1. YAZARLAR

  2. Gülsüm Güney

  3. Tatil notları
Gülsüm Güney

Gülsüm Güney

Yazarın Tüm Yazıları >

Tatil notları

A+A-

Geçtiğimiz hafta kısa bir tatile çıktık. Benim akademisyenlik için çalışmalarım ve eşimin de yoğun iş hayatı nedeniyle, tatillerimiz genelde kendiliğinden gelişiyor. Plan yapamıyoruz ve bu, bizi çok mutlu ediyor. Şöyle kafanı alıp, nereye gideceğini bilmeden gitme duygusu, insanı tüm gerçeklerden, birkaç günlüğüne de olsa uzaklaştırıyor.
***
Yani, aslında yolda olmayı sevenlerdeniz. Bir de fonda sevdiğimiz bir şarkı varsa, değmeyin keyfimize.
Tatilimizin ilk durağı, son dönemde ülkemizin en popüler tatil mekanlarından biri olan Alaçatı idi. Mavi sandalyeler, renkli masa örtüleri, arnavut kaldırımlı sokakları, organik pazarı, mis kokulu otları, cumbalı taş evleri, rengarenk pencereleri ile Alaçatı görsel hafızaya kaydetmek için, mutlaka görülmesi gereken bir yer.
***
Fakat siz de bizim gibi “tatilde kafa dinlemek esastır” anlayışındaysanız Alaçatı’ya sadece 1 gününüzü ayırıp; sokaklarında yürüyün, bir kumru patlatın, sevdiklerinize ufak tefek hediyelik eşyalar alın. Bir de özel istek; eski adı “Meryem Klise”si olan, Cumhuriyet Dönemi’nde camiye çevrilerek “Alaçatı Pazaryeri Cami” ismini alan camide, size verilen ve verilmeyen her türlü nimete şükretmek için bir mola verin ve lütfen bizi de orada anın.
***
Tatilimizin 2’nci gününe geldik. Bugün ki durağımız Bodrum oluyor. Yaz aylarında Bodrum nüfusunun 1 milyona yaklaştığını hesap edersek, burası da kafa dinlemek için iyi bir alternatif değil diye düşünebiliriz. Fakat işin aslı öyle değil.
***
Bodrum’un farklı bir enerjisi var. Ne kadar giderseniz gidin, her daim gizlediği sakladığı bir güzelliği var ve her daim kalabalıktan kaçabileceğiniz bakir yerleri ile size huzur bahşediyor. Sizi kocaman sarıp sarmalıyor Bodrum. Bu yüzden onun yeri hep ayrı olacak bende.
***
Bu arada Bodrum’da sakin plaj arayışında olanlar sizlere bir önerim var; öncelikle bozuk yollardan geçmeyi kabul edin ve sonra Kargıcak Koyu’na doğru yol alın. Yanınızda yiyecek ve içecek bir şeyler götürmeyi de ihmal etmeyin. Çünkü sakin değil “oldukça sakin.”
***
Bodruma ’da 1 gün ayırdıktan sonra 3’üncü durağımız olan Didim’e geçiyoruz. Didim’in şehir merkezini oldum olası sevmem. Bir şeyler yemek için bile, kafama göre yer bulamam ama buna rağmen neden Didim derseniz? Tek ve biricik sebebim Didim’deki Cennet Koyu olur.
***
Öncelikle olumsuz görebileceğiniz taraflarından bahsedeyim; yolu biraz bozuk. Plajın hemen yanında ihtiyaçlarınızı karşılayacağınız bir işletme mevcut fakat işletmeler ile ilgili de çok büyük beklentilere girmeyin. Burada; duş, tuvalet şemsiye, şezlong ve kafe hizmeti veriliyor. Üstelik Cennet Koyu’nun kumsalı da çok büyük değil.
***
Ama bir denizi var ki, hepsine değer. Yani bu noktada istediğiniz kadar beklentiye girebilirsiniz; suyu berrak, denizin dibini tamamen görüyorsunuz, zemin kumla kaplı, dalga yok, sizi asla yormuyor. Anlatmakla olacak gibi de değil üstelik. Bir de öğleden sonra giderseniz kalabalığı da karışmamış oluyorsunuz. Umarım gider ve memnun kalırsınız.
***
Ve tatilin son günü kaldı geriye. Sizi daha fazla sıkmadan, onu sonraki yazılarıma bırakıyorum. Sizlere ömür boyu yapmaktan keyif duyacağınız, tatil tadında işler diliyorum. Sevgiyle…

***
Küçük şeylerden keyif alabilmek,
Lüks şeyler yerine zarafet aramak,
Saygı istemek yerine değerli olmak,
Zengin olmak yerine muhtaç olmamak,
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak,
Yıldızları, kuşları, kelebekleri ve bilgeleri, açık kalple dinlemek,
İşte benim senfonim.
William Ellery

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.