1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tarih seni yazacak Begüm Hoca
Tarih seni yazacak Begüm Hoca

Tarih seni yazacak Begüm Hoca

İtalya’da yardımcı doçent olarak görev yapan Begüm Hoca'nın projesine Avrupa 1,5 milyon Euro hibe verdi. Gölcüklü Begüm Demir, geliştireceği uydu kanalıyla çekilen milyonlarca görüntü arşivine etkin ve hızlı erişim sağlanacak

A+A-

AVRUPA’NIN GÖZ BEBEĞİ OLDU

Kocaeli’den İtalya’ya uzanan başarılarla dolu öyküsüyle takdir toplayan Begüm Demir, kentimizin ve ülkemizin adını dünyada bir kez daha duyurdu. Gölcük Orman İşletme eski Müdürü orman mühendisi Harun Demir’in ve ev hanımı Seyhan Demir’in kızı, Begüm Demir, eğitim hayatını Kocaeli Üniversitesi Elektronik Haberleşme Mühendisliği’nde tamamladıktan sonra yüksek lisans ve doktorasını yaptı. Daha lisans öğrencisiyken danışman hocası Prof. Dr. Sarp Ertürk tarafından iyi bir akademisyen olacağı keşfedildi. O da hocasının sözlerini dinledi ve onu haksız çıkarmadı.

 

1cc3ee49-686a-4e8f-a724-1de9195f6446__390cce65-0809-4001-93f3-7dc12f6c4af0.jpg

 

HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Öğrencilik hayatı boyunca dünya çapında tanınan bilim insanı Prof. Dr. Lorenzo Bruzzone’nun laboratuvarında çalışmanın hayalini kuran ve cesareti sayesinde hayalini gerçekleştiren Begüm Demir, hazırladığı Uydu kanalıyla çekilen milyonlarca görüntü arşivine etkin ve hızlı erişim sağlayan özgün bir yazılım sistemi projesiyle Avrupa’nın gözüne girdi.

 

ÖNEMLİ BİR PROJE

Begüm Demir'in "BigEarth" adını verdiği proje sayesinde insanlık yer yüzünün sağlığı için gerekli olan tüm bilgilere bir tıkla anında ücretsiz olarak ulaşabilecek. Demir'in hayata geçireceği uydu kanalıyla çekilen milyonlarca görüntü arşivine etkin ve hızlı erişim sağlayan özgün bir yazılım sistemi, sadece bilim insanları değil, dünyada yaşayan herkes kullanabilecek. Mesela yazılım sayesinde bilim insanları dünyanın neresinde buzullar eriyor, nerede orman yangını oldu, dünya nüfusunun analizi, yerleşim şekline göre fakirlik-zenginlik derecesini, nerede yerleşim yapılabileceği, nerede yapılamayacağı gibi tüm bu görüntülerden yeni araştırma ve analiz alanlarını bir tıkla ücretsiz olarak üretebilecekler. Dünya'da gelişen olayların keşfedilmesi ve daha yeni araştıma konularının oluşabilmesini sağlayan projenin yazılım kodları da açık olacak. Böylece Begüm Hocanın öncü olup hazırladığı proje ileri ki kuşaklar tarafından da geliştirilebilecek. Demir, Avrupa Uzay Merkezi'nin ellerindeki arşivlerden kolaylıkla bilgi çıkarımını sağlayacak bu projeye ihtiyaçları olduğunu söyledi.

 

1cc3ee49-686a-4e8f-a724-1de9195f6446__7445b8c3-4b2a-4601-b65b-2945c8f5e11a.jpg

 

1 BUÇUK MİLYON EURO HİBE EDİLDİ

İtalya’da Trento Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak görev yapan Begüm Demir, projesini Avrupa Araştırma Konseyi’ne sundu. Demir, kabul edilen projesiyle adını tarihe yazdırmaya hazırlanıyor. Begüm Demir, Avrupa Araştırma Konseyi’nden yaklaşık 1 buçuk milyon Euro hibe aldı. Demir, 5 yıl içerisinde yazılımı hazırlayıp Avrupa Araştırma Konseyi’ne teslim edecek.

Proje için İtalya’da kendi ekibini kuracak olan gururumuz Begüm Demir ile biz de Büyük Kocaeli ailesi olarak projesini konuştuk.

 

1cc3ee49-686a-4e8f-a724-1de9195f6446__801ee901-213a-4b50-8a84-b4aac93d41ad.jpg

 
Öncelikle kendinizden bahsedebilir misiniz?
33 yaşındayım şuan her ne kadar İtalya’da yaşıyor olsam da depreme kadar Gölcük’te, ondan sonra da İzmit’te yaşadım. Orman Mühendisi bir babanın kızıyım, annem de ev hanımı. 2 kız kardeşim var. 2005 yılında Kocaeli Üniversitesi Elektronik Haberleşme Mühendisliği bölümünü bitirdim. Mezun olur olmaz Kocaeli Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak yüksek lisansa başladım. Master yaptıktan sonra da doktora yaptım.
İtalya maceranız nasıl başladı ya da gitme fikri nereden çıktı?
Doktoramı tamamladıktan kendi araştırma konum üzerine dünyada çok tanınmış bir ekiple tanışmak istedim. Gerçekten akademisyen olmak istediğimden çok emindim. Çok iyi bir akademisyen olmak istediğimden bunun için yurt dışı tecrübesinin olması gerektiğinin de farkındaydım. Master yaptığım dönemden beri hep çalışmayı hayal ettiğim bir ekip vardı benim. Doktoraya başladığımın birinci yılında bir konferansa katıldım. O konferansta kitaplarını okuduğum ve çalışmak istediğim ekibin lideri olan Prof. Dr. Lorenzo Bruzzone ile tanışma fırsatı buldum. Kendisiyle ne kadar çalışmak istediğimi anlatıp, üzerinde çalıştığım konulardan bahsettim. O da doktoradan sonra Trento Üniversitesi’ne başvuru yapmamı, misafir öğrenci olarak gelmemi söyledi.
Doktoranın ilk yılındaydınız bitmesi için yıllarca beklemeniz gerekiyordu. Peki, bundan sonra neler oldu?
Bundan sonra ben tabii ki nasıl gidebilir diye çalışmalara başladım. Gitmem için her hangi bir sıkıntı görünmüyordu ama kendime burs bulmam gerekiyordu. Misafir olarak gittiğim için oradaki üniversite karşılamıyor, sonuçta bende üniversite kadrosunda olduğum için izin alarak Tubitak’a bur için başvurdum. Sonra da doktora daha bitmeden misafir öğrenci olarak İtalya’ya gittim. Doktoramı yaptığım esnada 6 ay orada kaldım. Doktora bittikten sonra burada kalmak ister misin diye hocam sorduğunda açıkçası zaten 6 ay kaldım diye düşünerek, istememiştim ama sonra Kocaeli’ne dönünce doktoramı bitirir bitirmez üniversiteden görevimden ayrıldım ve İtalya’ya gittim.
Sonuçta Kocaeli Üniversitesi’nde kadronuz vardı. İtalya’da yaşamak çok ciddi bir karar. Bu kararı nasıl verdiniz?
Ben çok büyük bir risk aldım esasen çünkü üniversite bana gitme hemen sana yardımcı doçentlik kadrosu açalım dedi. Ben hiçbir sorunum olmamasına rağmen verdiğim karardan dönemedim ve 2010 Eylül ayında Trento Üniversitesi’ne 1 yıllık kontrat imzalayarak doktora sonrası araştırmacı olarak gittim. Ben çok büyük destek görerek bugünlere geldim. O yüzden İtalya kararım kötü sonuçlar doğursaydı da önemli değildi. Benim çok iyi bir araştırmacı olacağımı lisans öğrencisiyken keşfeden, hatta ben ona beni benden önce anlayan diyorum Prof. Dr. Sarp Ertürk hocam, ailem dostlarım yanımdaydılar.

 

1cc3ee49-686a-4e8f-a724-1de9195f6446__0e8f037a-a00b-4381-9399-64301b4f444c.jpg


İtalya’da her ne kadar 6 ay kalmış olsanız bile bu sefer ki gidişin daha uzun olacaktı. Ne gibi zorluklar çektiniz?
Ben her zaman odama ve kitaplara gömülen biri olduğum için tabii ki ev işlerinden de pek anlamıyorum. İtalya’ya ilk gittiğim zamanlarda yumurta kırmasını bile bilmiyordum. Onun dışında pek bir sorun yaşamadım. Çünkü üniversite ve civarı yabancı öğrenciye çok alışmış onlar için birçok imkan hazırlamış. Zaten okulumda İngilizce dilinde eğitim veriyordu. İtalyancada ilk süreçte çok lazım değildi. Ben doktoramı bitirene kadar hep ailemle yaşamıştım o yüzden ailemi özlemek dışında pek de zorlandığımı söyleyemeyeceğim.


Gittiğiniz günle bugün arasından tam 7 yıl geçti. Kısaca o günleri anlatabilir misiniz?
Doktora sonrası araştırmacı olarak gittim ama gel gelelim 3 yıl boyunca sözleşmem yenilendi. En sonunda nereye kadar araştırmacı olarak kalabilirim diyerek, geri dönmeyi düşündüm. Ondan sonra Trento Üniversitesi dönmemem için bana kadro açtı. Sonrasında hep daha iyisini yapabilmek ve her defasında kurduğum hayallere bir adım daha yaklaşabilmek için çalıştım ve bugün de o yıllarca çalıştıklarımın meyvelerini toplamaya başladım.


Çalışmalarımın meyveleri topluyorum derken, bize o zaman biraz başarı meyvelerinizden de bahsedebilir misiniz?
Üniversite’de yardımcı doçent kadrosundaydım. 2 hafta önce doçent olmaya hak kazandığımı öğrendim. Tabi bu haberden ziyade en önemlisi Avrupa Birliği’ne sunduğum projem kabul edildi. Böylece Lorenzo’nun kurduğu gibi dünya çapında takip edilen bir ekibi artık bende kurabilirim. Proje kapsamında 8 ya da 10 kişiden oluşan bir araştırma ekibim olacak. Avrupa Araştırma Konseyi’nden geçen bir proje fakat bu öyle sürekli proje onaylayan bir konsey değil. Mesela 2016 yılında Türkiye’den sadece 1 kişi kazanabilmiş. Konseyin isteği mükemmel bilim ve bunu uygulayabilecek mükemmel bilim insanı. Bu iki özelliği bir arada bulduktan sonra konsey projeyi kabul ediyor. Bu projenin çok rahat üstesinden gelebileceğimin farkında oldukları için beklediğim sonucu elde ettim.
 

Son olarak çok ciddi bir başarıyı elde ederek, kabul gören projeniz neyi amaçlıyor?
Ben uydu görüntüleri üzerine çalışıyorum.  Bizim şuan da dünya çapında çok fazla sayıda uydu görüntüsüne erişim şansımız var. Mesela Avrupa Uzay Merkezi’nin yeni geliştirdiği uydular var. Bu uydular her gün 7 terabayt veri depoluyor. Yani arşivlerde çok ciddi miktarda uydu görüntüleri var. Bu görüntülerle dünyayla ilgili merak ettiğimiz birçok bilgiye ulaşabiliriz. Mesela benim çalışmamın odak noktasını orman yangınları oluşturuyor. Dünyanın birçok yerinde, Amazonlarda özellikle yaz dönemlerinde çok sayıda yangın çıkıyor. Bu görüntüler sayesinde nerede, ne zaman yangın olduğunu hemen keşfedebileceğiz. Bende dünyanın her yerindeki bilim insanlarının her hangi bir ücret ödemeden erişebilecekleri bir yazılım programı hazırlıyorum. Uydu kanalıyla çekilen milyonlarca dünya fotoğraflarını okuyup, analizler yapan bu yazılım projesinin benden sonra da geliştirilebilmesi için yazılım kodları açık olacak.  Böylece dünyadaki gelişmeler sürekli olarak yenilenerek devam edecek.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum