1. YAZARLAR

  2. Yüksel Ercan

  3. Namazda Protokol olur mu?
Yüksel Ercan

Yüksel Ercan

Yazarın Tüm Yazıları >

Namazda Protokol olur mu?

A+A-

Dikkat edilirse son dönemlerde özellikle Cenaze namazlarında o bölgenin siyasetçilerin  en  ön safta bulunmaları daha  çok görülüyor, böylesi görüntüler ilk zamanlarda tesadüf olarak yorumlansa da artık çok net bir şekilde belli oluyor ki namazda bile siyasetçiler için  protokol uygulanıyor.

Uzun zamandır hatırımızdaydı ancak bir taraftan gündemin yoğunluğu bir taraftan bizden kaynaklanan zamansızlık dolayısı ile artık herkese “ayıp oluyor” dedirten bu meseleyi yazmayı unuttuk, Sağ olsun gazeteci dostumuz Nurettin Kolaylı geçtiğimiz günlerde kendi sosyal medya hesabından bizimde sıkıntı duyduğumuz “Cenaze namazlarındaki Protokol ayıbını” yazınca bu konu ile ilgili olarak bizimde görüş belirtmemiz mecburiyet oldu.

Biz biliriz ki ibadethanelerde bey-paşa-Ağa-maraba-holding patronu-şöför-Cumhurbaşkanı-Başbakaan-Bakan-Milletvekili-Belediye başkanı-İl-ilçe-belde başkanı gibi kavramlar yoktur, o kapıdan girip Allah’ın huzuruna durunca herkse sadece ve sadece bir insandır.

Çevremizde bulunan insanımızın bu dünyaya veda etmesi sonucu bilindiği gibi son vazife cenaze namazına katılmak ardından da Cenaze namazını kıldıran İmam’ın “ Merhuma yada merhumeye haklarınızı helal ediyormusunuz.?” Şeklindeki sorusuna cemaat “Helal olsun” cevabını vermektir.

Bunun için cenazenin kaldırılacağı vakit namazlarından birisinden sonra vefat edeni tanıyanlar caminin avlusunda saf tutar vakit namazını kıldıran imamın gelip “Ey Cemaat safları biraz sıklaştırın” demesi ve Cenaze namazının nasıl kılınacağını tarif etmesinden sonra “Allahu Ekber” diyerek cenaze namazını kıldırmaya başlar.

Geçtiğimiz aylarda katıldığımız bir cenaze namazı sonrasında nasıl olduysa kendimizi bir anda en ön safta bulduk, Bizimle beraber yaklaşık 60 kişilik bir cemaatinde ön safta olduğunu gördük, Tam namaza başlayacağımız anda birden bire ön saflardan beş-altı kişilik bir grubun ayrıldığını ve yerlerini başka kişilere verdiklerini gördük.

İlk anda bu duruma bir mana veremesek te gazetecilik refleksi ile hemen önümüzde duran namazı kıldırmakla görevli İmam’a “Muhterem bu sıradaki vatandaşlar sendemi huylandılar ki safı terk ettiler yada bizim bilemediğimiz bir hadisemi gelişti.? “ diye sorduğumuzda meseleyi tam anlamı ile biraz üzülerek ama daha çok şaşkınlıkla öğrenmiş olduk.

Cenazeyi kıldıracak olan İmam “ Beyefendi bu ön sırada duran ve yerlerini terk edenler Milletvekillerinin yada belediye başkanlarının danışmanları, Siyasetçilerin cami içerisinde namaz kılıp kılmadıklarını bilemiyoruz bu kendileri ile Allah arasındaki bir mesele, ancak Vakit namazının sona erip cemaatin cenaze namazı kılmak için avluda saf tutmaya başladığı anda bu danışmanlar bir anda en ön safa girip bekliyorlar, kısa bir zaman sonrada en ön safta bulunmayı sanki ayrıcalıkmış gibi gören siyasetçiler gelince danışmanlar kendi yerlerini onlara verip ayrılıyorlar, senin anlayacağın cenaze nazmındaki en ön safı siyasetçiler rezerve ediyorlar” cevabını verdi.

Hemen herkesin bildiği fakat bizim saflığımızdan olsa gerek anlayamadığımız bu “En ön safı rezerve etme” densizliğine daha sonra katıldığımız hemen her cenaze namazında şahit olduk, Gariban vatandaşın cenazesine zaten siyasetçi ilgisi olmadığından oralarda böyle bir “Rezerve” söz konusu değil zira belirttiğimiz gibi vatandaş zaten gariban olunca siyasetçide bu duruma kayıtsız kalıyor.

Acaba cenazelerdeki ön saflara yapılan rezerve zengin yada tanınmış kişilerin vefat ettiği zamanlarda nasıl oluyor.?” sorusuna cevap bulabilmek adına tanıyalım tanımayalım, bir “meşhur vatandaşımızın” cenazesine katılıp durumu yakından görmek istediğimizde de farkına vardık ki silsile yolu ile bırakın imamın hemen önündeki ilk safı ikinci üçüncü saflar bile siyasetçiler tarafından rezerve edilmiş ve buralara çok sayıda danışman yerleştirilmiş.

Sabahtan akşama kadar İslam dininin güzelliğinden, Dinimizin ne kadar büyük olduğundan, İslam dinin böylesi zamanlarda herkesi eşit olarak gördüğünden dem vuran siyasetçilerin sırf medya kuruluşlarında biraz daha fazla görünmek adına cenaze nazmında bile danışmanları aracılığı ile en ön safları rezerve etme buluşu sanıyoruz ki sadece ve sadece bize has bir özellik.

Artık herkese “ayıp” dedirten, cami cemaatini “ tiksindiren” bu ön safı rezerve ettirme anlayışından bir an önce vaz geçilmesi gerekiyor, Vefat eden insanımızı tanıyan yada tanımayan insanların bir arada olduğu bir anda “Allahın evinde” bile kendisini ayrıcalıklı gören  siyaset bezirganlarının bu durumu bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ediyoruz.

Siyasetçi namazını kılar yada kılmaz, İslam’ın diğer şartlarını yerine getirip getirmemekte siyasetçinin kendi meselesidir, bizim bu anlayışa karşı olmamız yada yanında olmamız gibi bir durumda söz konusu değildir, ancak bu vazifeleri yerine getirmeyip sadece” millet beni görsün” diye danışmanları aracılığı ile en ön safı rezerve ettirmek  Allah’ında hoşuna gitmez, Kullarında hoşuna gitmez.

Zaman içerisinde Doğru olarak bildiğimiz pek çok değerin yerle yeksan edildiği bir süreçten geçiyoruz, Hiç değilse Cenaze namazında değerlerimizi ile baş başa kalalım, bunun da yolu son derece basit ister namaz kıl ister kılma ancak cemaat cenaze namazı kılmak için cami avlusunda toplanmaya başladığında nerede boşluk varsa orada saf tut.

Bu kadarı bile yeter.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.