1. YAZARLAR

  2. Yüksel Ercan

  3. İttifakların heyecan getirdiği siyaset
Yüksel Ercan

Yüksel Ercan

Yazarın Tüm Yazıları >

İttifakların heyecan getirdiği siyaset

A+A-

3 Kasım 2002 tarihinde yapılan Genel seçimde pek çok okuyucumuzun da hatırlayacağı gibi seçimden çok kısa bir zaman önce kurulan Cem Uzan başkanlığındaki Genç Parti seçime katılıp DYP ve MHP’nin oylarının bir kısmını kendi bünyesinde toplayınca 03 Kasım sabahı Türkiye bambaşka bir iklime uyanmıştı.


***
03 Kasım 2002 akşamı andıklar açıldığında AK Parti Yüzde 34.4, CHP yüzde 19.7, DYP yüzde 9.5, MHP yüzde 8.3, Genç Parti ise yüzde 7.3 oranında oy almış bu oy oranları ile yüzde onluk Türkiye oy barajını aşabilen AK Parti 365 milletvekili, CHP 177 milletvekili kanmış, Seçime bağımsız olarak katılan 8 siyasetçide kendilerine TBMM’de yer bulabilmişlerdi.


***
Sandıklar açıldığında bir gün öncesinin iktidar ortağı DSP ve ANAP’ın yerle yeksan olduğu, yine bir önceki mecliste bulunan SP’nin de sadece yüzde 2,5 oy aldığı, DYP’nin yüzde 9.5 MHP’nin de yüzde 8.3 oy yüzdesi ile barajın altında kaldıkları anlaşıldı.


***
Dikkat edilirse o tarihten sonra yapılan seçimlerden sonra birbirlerine yakın görülen yada pek fazla nüans farkı olmayan siyasi partiler bir araya gelemeyince yada gelmek için çaba gösterenlerin ittifakları da son dakikada bozulunca AK Parti sürekli iktidarda kalmayı başardı.


***
Yüzde 10 oranının altına oy potansiyelleri olan ancak tabanları tarafından “Nasıl olsa bizim partinin yüze onluk barajı geçecek gücü yok, o zaman siyasi düşünceme en yakın olan partiye oy vereyim de istemediğim parti iktidara gelmesin” anlayışı yüzünden bir dönem Türkiye’de iktidar görevi yapmış partilerin pek çoğu tabela partisi olmaktan kurtulamamışlardı.


***
Bu seçim sistemine birde medya kuruluşları tarafından muhalefette bulunan siyasi  parti Genel başkanlarına yönelik “ Muhalefet partilerinde Türkiye’yi yönetecek vizyonda lider yok” algısı yıllar içerisinde nerede ise bir “Atasözü” haline getirilince ortaya AK Partinin 16 yıllık tartışılmaz iktidarı çıktı.


***
Normal şartlarda bugün 24 Haziran tarihine alına erken genel seçim 2019 yılının Kasım ayında yapılsa o tarihte yapılan seçimde TBMM’de var olan tablo aşağı yukarı aynı şekilde gerçekleşecekti, Üstüne üstlük aylar öncesinde AK Parti ile MHP arasında oluşturulmaya başlanılan “Cumhur İttifakı” vesilesi ile hem AK Partinin hem de MHP’nin milletvekili sayısında gözle görülür bir artış yaşanabilecekti.


***
MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’nin Erken Seçim talebi Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel başkanı Erdoğan’da anında karşılık bulup seçim tarihi 24 Haziran olarak belirlendiğinde muhtemelen her iki tarafında ortak kanaati “ AK parti ile MHP Cumhur ittifakı yaptı, İki partinin bir arada olması Milliyetçi ve Muhafazakar kitlenin oylarının bu tarafa daha fazla yönlenmesine vesile olacak, İYİ Partinin seçime girip giremeyeceği belli değil, CHP’nin de tek başına oy potansiyeli zaten belli, böylesi baskın bir erken seçimde yata yata oy oranımızı da yükselterek bir dönem daha iktidar oluruz” şeklindeydi.


***
Cumhur İttifakı cephesinde bu süreç düğün-bayram çeklinde değerlendirilip, böylesi bir İttifakı sağlayanlarda “Siyasi Deha” olarak kabul edilirken birden bire hiç beklenilmeyen bir şekilde CHP’den 15 Milletvekili gurup kurulması ve İYİ Partinin seçime katılabilmesi adına bu partiye gelince ilk şok dalgası ortaya çıktı, Daha bu şokun etkileri geçmeden “ömür boyu bir araya gelemezler “denilen CHP-İYİ Parti-SP ve DP bir araya gelip “Millet İttifakı” altında birleşince ortaya bambaşka bir manzara daha çıkmış oldu.


***
Şu an “Seçimde baraj atkında kalır” denilen MHP’nin “Cumhur ittifakı “vesilesi ile baraj derdi yok ancak MHP’nin dörtte biri beşte biri, altıda biri kadar oyu olmayan SP’nin de DP’ninde “Millet İttifakı” dolayısı ile artık baraj derdi yok, Nerede ise 16 yıl sonra baraj endişesi yaşanmayacak bir seçime katılacak olan partilerinde böylelikle kendilerine olan güveni geri geldi, partilerin tabanında bu durum çok büyük bir heyecan yarattı.


***
Normal şartlar altında artık Tabela partisi olmaktan kurtulmaları mümkün görülmeyen SP-DP ve BBP 24 Hazairan seçimi dolayısı ile TBMM’de olacak, bu partiler bugün yaptıkları ittifakı seçim sonrasında da devam ettirirler-ettirmezler şimdiden bilmek zor, Ancak yapılan ittifaklar dolayısı ile yıllar yılı “Partimin baraj derdi var oy verirsem bir işe yaramayacak” diye düşünen partililerin bu endişesi kalmayınca ortaya müthiş bir UMUT çıktı.


***
12 Eylül rejiminin getirdiği yüzde 10’luk seçim barajı aradan 34 yıl geçmesine ve hemen her siyasi görüşe sahip parti iktidara gelmesine rağmen bir türlü kaldırılmadı, bırakın kaldırılmayı sürekli gündemde olmasına rağmen yüzde 7’ye, yüzde 5’e yada daha sembolik bir rakama indirilmedi, Aksine sürekli olarak 12 Eylül rejiminden yakınan partiler iktidara geldiklerinde “Bu sistemi biz getirmedik, aksine bu sistem ile mücadele ederek yüzde 10 oy barajını geçtik ve iktidar olduk, diğer partilerde çok çalışsınlar yüzde 10 barajını geçsinler” şeklinde demokrasi ile uzaktan yakından alakası olmayan bir görüşün arkasına sığındılar.


***
Hayata geçirilen İttifaklar dolayısı ile bu seçimde zaten baraj sıfırlandı, Barajın sıfırlanması sonucu var olan partilerinde TBMM’de temsil edilme hakkı ortaya çıktı, bu yüzden “benim oyum işe yaramıyor, boşa gidiyor ” diye ağlayıp-sızlanan-hayıflanan her seçmeninde yeniden sahaya dönmesinin önü açıldı.
Demokrasi dediğimizde zaten tam anlamı ile bu değimlidir.?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.