1. YAZARLAR

  2. İbrahim Gürsel

  3. Gelecek için tramvay gerekiyor
İbrahim Gürsel

İbrahim Gürsel

Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Gelecek için tramvay gerekiyor

A+A-

Mesleğe yeni başladığım dönemlerdi. 90'lı yılların ortası. İzmit Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Oğuz, TEM otoyoluna Kuruçeşme ve otogar bağlantı noktalarıyla İstanbul'a ulaşımın ne kadar kolay hale geldiği hakkında basın açıklaması yapıyordu. Çok iyi hatırlıyorum, şöyle bir soru yöneltmiştim: "İstanbul'a yeni yollarla ulaşım çok kolay hale geldi, hatta spor otomobillerle 1 saate düştü de, İzmit'te şehir içi trafiğinden 1 saatte çıkmak mümkün değil. Şehir içindeki sıkışıklık ne zaman çözülecek?"

İzmit'in nüfusu herhalde 200 bin civarıydı. Trafikteki araç sayısı da nüfus gibi bugünün belki de yarısı kadardı. Ama 1 nci geçit bölgesinde, Baç kavşağında, Santral, İzmit Endüstri Meslek Lisesi, Çocuk Parkı, Yeni Turan önünde trafik yine de sıkışırdı. Diğer bir ifadeyle bu trafik çilesi yalnızca bugünün sorunu değildi, dün de vardı.

İzmit'te şehir içi trafik sorununa bugüne kadar hep geçici ve lokal çözümler bulduk. D-100'e bağlantı için ya bir yerlerden delik açtık, ek bağlantı yolu yapıp, yolları ikiye böldük; veya yeni kavşaklar ekledik. Hiçbiri kesin ve kalıcı çözüm olmadı. Acısu'dan inişte eskiden saat kulesi önünden D-100'e geçiş vardı, trafik çok sıkışırdı. Seka tüneli ve battı çıktı yapıldı, 1 nci geçit bölgesinde her yöne dönen kavşak düzeni getirildi ama fayda etmedi. Akçacami inişini bir açıp, bir kapattık olmadı. Buna benzer birçok deneme yapıldı. Geçenlerde belirtmiştim. İzmit'te Yürüyüş Yolu'nun olduğu alanda bu kadar insan ve ağaç yoğunluğuna ilave olarak araç trafiğini ekleyerek bu soruna kesin çözüm üretmek mümkün olamaz, en azından belli bir bölümün tamamen yayalaştırılması gerekirdi. Ama önceki gün Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç.Dr.Tahir Büyükakın tarafından açıklanan ve yarından itibaren uygulamaya girecek olan yeni trafik akış düzenini incelediğimizde ilk kez, şehir içi trafiğinin bir bütün olarak ele alınarak genel bir plan yapıldığını gördük. Düz giden caddeleri kesen kavşaklar, ters istikamete rastgele dönüşler kaldırılmış. İnönü Caddesi, Baç kavşağından Kolordu'ya kadar doğudan batıya tek yön haline getirilmiş. Kocaeli Üniversitesi Anıtpark Yerleşkesi önü Atatürk Caddesi'nden başlayıp, Hürriyet Caddesi'yle Merkez Bankası önüne kadar devam eden, Yürüyüş Yolu'nun üst tarafındaki yol yine doğudan batıya tek yön olmuş. Bu caddeleri, saatin ters yönünde şehir içi trafiği boşaltan atar damarlar olarak görebiliriz.

Bunun tam tersi yönünde; Cumhuriyet Caddesi ile D-100 Adapazarı istikameti ise batıdan doğuya şehre girişi sağlayan toplar damar olacak. Leyla Atakan Caddesi aşağıdan yukarıya, Alemdar Caddesi yukarıdan aşağıya taşıma kolu olacak.

Merkez Bankası önüne yapılan yeni kavşak, Yürüyüş yoluna ilave edilen "U" dönüşleri vücudun kan dolaşımını kesintisiz sağlayan küçük Bypass'lar olarak düşünülebilir.

Yeni sistemin bu şekliyle trafiğe rahatlama getirteceği ve bugüne kadar zıt istikamette işleyerek sıkışıklığa neden olan akış yönlerini düzelteceği kesin gözüküyor. Trafik daha az yorucu, kendi içinde bir sürü dolambaç yerine ana cadde prensibinde çalışacak bir düzene kavuşacak. Eksiği, hatası, olumsuzlukları mutlaka olacaktır. Örneğin Çocuk Parkı'ndan Mehmet Ali Paşa ve Topçular Mahallesi'ne halk otobüsü olmayacak. Ama 150-200 metre ötesinde Baç Çınarlı Camii önünde Topçular Mahallesi'ne giden halk otobüsleri için durak ve Fevziye Camii'nin altında Yahya Kaptan'a kadar kesintisiz devam eden tramvay olacak.

 

TRAMVAYLI GÜNLER

Bu uygulama aslında 16 Haziran Cuma günü seferlere başlayacak Akçaray'la lastikli araçların trafikte uyum içinde çalışmasını sağlamak amacıyla da yapıldı. Tamvay ile lastikli araçların daha az kavşakta karşı karşıya gelmesi amaçlandı. Büyükakın, bir yıldır bu düzenleme üzerinde çalıştıklarını söyledi. Aslında tramvay neden gerekliydi, eskisi gibi kalsaydı diyenler için de önemli bilgiler verdi.

Başta da belirttiğim gibi bundan 20 yıl önce de İzmit'te trafik sorunu vardı. Bugün, dünden daha kötü durumdayız. Ama öyle bir noktadayız ki, bundan bir adım daha ötesi yok.

Nüfus ve araç sayısı giderek artarken, mevcut yolları olduğu gibi bırakmak bu kentte artık hiçbir aracın yerinden kımıldayamaması anlamına gekecekti. Bunun en büyük nedeni toplu taşıma araçları. Tramvay, bugünkü 4 halk otobüsünün birleşmiş hali. Hem daha çevreci, hem daha çok insanı aynı anda taşıyabiliyor. On yıl içinde 6 dakikada yaklaşık 300 insanı Seka Park'tan alıp, Otogar'a götürebilecek. Bunu halk otobüsüyle yapsak, Çocuk Parkı'ndan Mehmet Ali Paşa'ya uç uça eklenmiş yeşil halk otobüslerinden bir katar oluşurdu.

Tramvayın Şehir Hastanesi, Gültepe ve Yeni Stada doğru genişlenmesiyle gelecekte çok büyük avantajları olacak. Dolayısıyla tramvay geçmişteki bir eksiği kapamak veya bugün toplu ulaşıma bir alternatif getirmesinden çok, gelecek için bize lazımdı.

Şehir içinde bu kadar köklü bir değişime ilk kez imza atılıyor. Bu cesareti gösterenleri kutlamak gerekir. Yarından itibaren yeni sisteme alışmaya başlayacağız. İnanıyorum ki, sürücüler ve yayalar bu düzeni kısa sürede benimseyip, alışacaktır.

 

Ceyhan ve STK iftarı

16 Nisan halk oylamasında EVET veya HAYIR'dan hangisinin önde çıkacağından çok, kampanya sürecinde hoşgörü ve karşılıklı anlayış ortamının bozulmaması, ayrı fikirlerin şiddet ortamına dönüşmeden tartışılabilmesi önemliydi. Anayasa değişse veya değişmese birlik-beraberlik ruhu zedelenmezdi de, birinin burnu kanasa, canı yansa toplumda bölünme artar, kutuplaşma oluşur, tamiri zor bir süreç başlayabilirdi.

Bir ara böyle bir ortamı tetikleyecek siyasi açıklamalar da olmuştu. Kan akmadan başkanlık sistemi gelmez diyenlerin yanında, olayı kişiselleştirip, "-Seni başkan seçtirmeyeceğiz" çıkışı yapanlar vardı. Bu söylemlerin peşinden küçük bir grup bile gitse ortaya çok acı sonuçlar çıkabilirdi. İşte bu sağduyu ortamının korunmasında sivil toplum kuruluşlarının (STK) rolü büyüktü. Siyasi sert söylemlerin peşinden giden olmadığı gibi, bu tür söylemlere prim verilmedi.

AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, hoşgörüye önem veren biri. Yalnızca sivil toplum kuruluşları değil, farklı siyasi parti temsilcileriyle de diyalogu koparmadan, karşılıklı anlayış ortamının korunmasına önem veriyor. Bu açıdan cuma günü Uluslararası Fuar Merkezi'nde, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu başta olmak üzere, bütün belediye başkanları ve milletvekillerini, 16 Nisan sürecinde sağduyunun korunmasında katkısı olan sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya getirmesi önemliydi. Bir yerde onlara teşekkür edildi.
AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'ın evsahipliğindeki iftara 900'e yakın kulüp, dernek, oda ve cemiyet temsilcisi tek tek aranarak davet edildi. Yaklaşık 3.000 kişi vardı. Herhalde bu kadar geniş çaplı sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı başka toplantı olmamıştır.

İftar son derece mütevazı hazırlanmıştı. Salonda parti bayraklarıyla sade bir süsleme vardı. Sahneye Başkan Ceyhan, Büyükşehir Başkanı Karaosmanoğlu ve Bakan Işık sırayla çıkarak 5'er dakikayı geçmeyen samimi, içten teşekkür konuşmaları yaptı. İftar menüsü de abartılı değildi. Çorba, et kavurma, pilav ve tulumba tatlısı bulunuyordu. Ama hiç kimseyi sıkmayan, tadı damağında bir iftar gerçekleşti. Şemsettin Ceyhan, yuvarlak ve birbirinden ayrı olan bütün masaları gezip, herkesle tokalaşırken, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık her zamanki gibi ilgi odağıydı. Salonda herkesle fotoğraf çektirip, talepleri not aldırdı.

 

CEYHAN'IN ENERJİSİ HİÇ DÜŞMEMİŞ

İftar programında elbette gözler İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'ın üzerindeydi. SÖZCÜ Gazetesi'nin birkaç gün önce ortaya attığı iddilar karşısında Ceyhan'ın morali merak ediliyordu. Herkese karşı yakın ilgisinden, samimiyetinden hiçbir şey kaybetmemiş. Hiç sarsılmamış, üzülmemiş diyemeyiz. Sonuçta 2 genel seçim, 3 kongre, 1 halk oylaması gibi çok çetin seçim süreçlerinde teşkilatın adından söz ettirmeyi başarmış, seçim bölgesi Bakan, MKYK ve Meclis Komisyon başkanlığı ile ödüllendirilmiş bir il başkanı olarak ilk kez bel altı bir saldırıyla karşılaşmıştı.
SÖZCÜ Gazetesi, ortaya attığı iddiaları doğrulamak adına delil veya kaynak gösterme kaygısı taşımadan bu haberi yapmıştı.

Üstelik, Ceyhan'ın yaptığı açıklamayı bilerek çarpıttıkları halde düzeltme de olmadı. Dolayısıyla ısmarlama bir haber olduğu, kasten hazırlandığı şüphesi giderek daha da güçleniyor.
Sanırım bu işin nasıl hazırlandığı ortaya çıkmadan Ceyhan'ın içi tamamen rahat etmeyecek ama bildik görüntüsünde çok fazla değişiklik yoktu. Her zamanki gibi enerjisi yüksek, sıcak ve cana yakındı. Ceyhan, yalnıza sivil toplum kuruluşlarıyla değil, her görüşten siyasi parti il başkanıyla da diyalogu kesmeden yol almaya çalışıyor. İlimiz siyasetinde O'nun gibi birine bu dönemde çok ihtiyaç var.

 

Antikkapı kendini aşmış

AK Parti'nin STK iftarında dikkat çeken bir konuyu daha aktarmak isterim. Yaklaşık 3 bin kişiye çorbayı, yemeği sıcak halde aynı anda servis eden bir ekip vardı. Ortada çok fazla personel gözükmeden, bu kadar hızlı iş üretmek iyi bir organizasyon yapısına bağlıydı. Özel sektörde bu tür işleri gerçekleştirmek normaldi. Ama kamu kuruluşlarında genelde salla başı, al maaşı anlayışıyla çalışan personeli kusursuz çalışır hale getirmek zordur. Bu ekibi hayata geçiren Antikkapı AŞ Genel Müdürü İslam Yücel'i bu açıdan kutlamak gerekir. Yücel, Kağıtspor'un başındayken de çok üretken ve yenilikçiydi. Antikkapı AŞ'de artık kendini aşmış diyebilirim. Bu yıl Antikkapı'nın düğün salonlarını kullanacak olan çiftlerin içi rahat olsun. Üstelik taksitli ödeme imkanı da gelmiş. İslam Yücel'in olduğu dönemde bu fırsat kaçmaz diye düşünüyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.