1. YAZARLAR

  2. Gülsüm Güney

  3. Geç olmadan hatırlamak
Gülsüm Güney

Gülsüm Güney

Yazarın Tüm Yazıları >

Geç olmadan hatırlamak

A+A-

İnsan hayatının da bir sonu var değil mi? Her gün binlerce insan doğuyor ve ölüyor. Dünya ise hep aynı düzlemde, denklemde, yörüngede ya da adı her neyse orada dönmeye devam ediyor.
Şairin bir sözü vardır.  Pek severim “Biz şimdi ölsek; en fazla kahvede çaylar soğur.” Der. Buna sonsuz inanırım. Sadece kendim için değil üstelik. Ölen kim olursa olsun, kalanlar; hayatın hep bir yerinden tutup, devam etmek zorundadır.
Yaşamak yüküdür işte, sırtımıza vurulmuş olan. Kalanlar, kaldığı yerden devam eder.
İnsan dâhil, yaşamdaki her şey ölür; hayvanlar, bitkiler, eşyalar, her şey, değil mi?  Buna alışığızdır. Yerde, ölmüş bir çiçeği görmek, doğaldır artık. Otobanda ölmüş bir kuş görmek, o bile doğaldır. Doğallaşmıştır maalesef.
Peki, Dünya; İçinde bulunduğumuz, tüm beşerin birlikte yaşadığı dünya, ölür mü?
Elbette ölür. İşte Rabbin  “İnsanı misafir eden dünya da ölsün” der ve dünya beşere kapılarını kapatır.
Şimdi. Neredeyiz?
Hesap günü.
Sen! Evet, sen; yaptıklarının hesabını vermek üzere çağrılıyorsun.
Ellerine bak; işte oradalar ve onlarla yaptığın her şeyi anlatmak üzereler.
Ayaklarına bak; şahitler yürüdüğün tüm hayr ve şer yollara. Şahitler ve anlatmak üzere oradalar.
Gözlerin, hele de dudakların. İşte hepsi oradalar.
Ve insan o gün yaptıklarının her birini tek tek hatırlıyor. “Geç bir hatırlamayla.”
Ama Rabbim kapıları kapatmıyor. Evet, “Keşke hayattayken ahret hayatım için bir şeyler yapsaydım” demek boşa bir hatırlamadır ama şimdi bu yazıyı okuyan sen için Rabbim diyor ki;
Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah'tan bağışlanma dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur. (Nisa 110)
Yani, Yol gösterici olarak yine koşuyor imdadımıza. İtmiyor, ötelemiyor, ilişkisini kesmiyor bizimle. Kuluna, bir annenin evladına olan şefkatinden daha şefkatli davranıyor ve yöneleceği kapıyı gösteriyor. Hata yapman değildir diyor asıl ihanet. Eğer hatanda ısrar eder ve onu savunursan diyor. İşte o zaman hüsrana uğrayanlardan olursun ve senin hatırlaman, geç bir hatırlama olur.
Çünkü bu, şeytanı şeytan yapan ameldir. Âdem’de hata yaptı, şeytan da değil mi? Ama Âdem hatasını itiraf etti, şeytansa hatasında ısrar etti. Zaten onun için de şeytan oldu.
O halde buradaki ders nedir? Rabbim beni affetmez demek yok! Günahlara boğulmuşum. Tövbe etmişim ama tövbemde de samimi olamamış, günahımda ısrarcı olmaya devam etmişim, demek yok! Allah affedicidir, affetmeyi sever, bizleri de affetsin demek var! Ve ne olursak olalım, kapısına gidecek yüzümüz olmasa dahi, ondan başka gidecek kapı olmadığını bilip yine onun kapısında ağlamak var. Rabbim samimi kullarından olmayı nasip etsin.
Sevgiyle ve geç olmadan hatırlamak duası ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.