1. YAZARLAR

  2. İbrahim Gürsel

  3. Derince'de kazan meselesi
İbrahim Gürsel

İbrahim Gürsel

Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Derince'de kazan meselesi

A+A-

Derince Belediyesi'nin, Hizmet-İş Sendikası'na bağlı 117 kamu işçisine sıfır (0) zam teklifi şüphesiz şaşırtıcıydı. Üstelik, Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut göreve geldikten sonra ilk kez Hizmet İş ile pazarlık masasına oturmuştu.

Her zaman emekten, işçiden yanayım. Çalışana teri kurumadan hakkının verilmesine yürekten inanırım.

Ama Derince Belediyesi'nde şu meşhur kazan hikayesine benzer bir durum var. Bilirsiniz Nasreddin Hoca komşusundan ödünç aldığı kazanın içine tencere koyup iade eder. Komşusu sevinip, şaşırınca, "Kazan doğurdu" der. İkinci kez yine ödünç aldığında bu kez kazan ortadan kaybolur. Hoca, komşusu kazanı sormaya geldiğinde "Kazan öldü" diye yanıt verir. Komşusu itiraz edince de yanıtı; "Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da, öldüğüne neden inanmıyorsun?"

Derince Belediyesi'nde 3 yıl önce Aziz Alemdar belediye başkanıydı. Alemdar, yeniden aday gösterilmeyeceğini hissettiği anda Derince'ye çok kötülük yaptı.

Belki halefi Ali Haydar Bulut'la kişisel hesabı yoktu ama benden sonrası tufan diyerek hareket etti. Derincespor meselesi var örneğin, dünyanın başka yerinde bir belediye başkanının sorumlu olduğu kente böyle bir ihaneti görülmemiştir. Sen kalk, halkın parasıyla kurulan ve profesyonel lige çıkan takımı, arkadaşına 1 TL'ye sat.

Bu mesele uzun hikaye, çok fazla girmeyeceğim. Belki başka bir yazıda etraflıca değinirim. Biz asıl konumuza dönersek, benden sonrası tufan diyen Aziz Alemdar, aday gösterilmeyeceğini anladığında Hizmet-İş'in "3 yıllık özel sözleşme yapalım" teklifine balıklama atladı.

"-Nasıl olsa gidiyorum, çalışana kıyak yapayım, beni iyi hatırlasınlar" diyerek normalde her yıl yenilenmesi gereken sözleşmeye 3 yıllığına, hem de o zamanın koşullarına göre işçilerden yana oldukça yüksek bir zam oranıyla imza attı.

Aziz Alemdar'ın bu imzayı atması kadar, Hizmet İş Sendikası'nın etik olmayan bu duruma alet olması da yanlıştı.
Hizmet İş bunun havasını attı. Ben çalışanımın hakkını daha iyi koruyorum diyerek rakip sendikalar önünde göğsünü kabarttı.

Hizmet İş Sendikası'na bağlı işçiler ilk yıl, aynı işi yapan ama sendika üyesi olmayan çalışanlardan daha fazla maaş aldı. Sonraki yıllar diğer işçilere yapılan zamlarla durum eşitlenmeye çalışıldı ama iş huzuru kaybedilmişti.

Üç yıllık süre bu şekilde geçti ve sonunda bugüne gelindi. Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut, 3 yıl önce kendisini yok sayan sendikaya şimdi karşılık veriyor. Pazarlık masasında sıfır zam önerisini sunuyor.

Önümüzde iki ay var. Bu işi takip eden arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre Başkan Bulut, konunun hakem heyetine gideceğiniz ve maaşları enflasyon değerinin bir puan fazlasıyla artıracağını biliyor. Buna itirazı da yok. Ama ortaya bir tavır koyuyor.

Üç yıl önce Aziz Alemdar muslukları sonuna kadar açarken, kazanın doğurduğuna inanlara, fırsatçılığın sonunun iyi olmadığını, gün gelip kazanın ölebileceğini anlatmak istiyor.

Şüphesiz burada çileyi çeken, arada kalan işçiler oluyor.

Sendika yöneticiliği daha fazla sorumluluk bilinciyle yapılmalı. Çalışanların hakları, siyasi konulara sendika yöneticileri tarafından malzeme edilmemeli.

Aziz Alemdar, maalesef Derince'de kötü miras bıraktı. Genç ve dinamik bir belediye başkanı olan Ali Haydar Bulut'un Derincespor ve işçi maaşları gibi konularla uğraşmak zorunda kalması, enerjisini boşa harcaması gerçekten üzücü.

Oysa bu iş devamlılık işidir. Belediye başkanları değişir, asıl olan kurumlardır. Ali Haydar Bulut, ilk döneminde güzel hizmetler yapmıştı. Belki bu işlerle uğraşmak zorunda kalmasaydı, Derince’de bu dönem çok daha güzel işler yapılabilirdi.

 

Kent Ormanı’nda kayan çocuklar

İzmit Kent Ormanı’nda naylon poşetle karın üzerinde kayarak eğlenen çocukları, aileleri dünkü gazetemizde gördünüz. O çocukların, annelerin, babaların fotoğrafları bizim de içimizi ısıttı. Haberi hazırlarken büyük keyif aldık.

İnsanların karın tadını çıkarmak, bu muhteşem doğa olayının nimetlerinden yararlanmak için en pahalı otellerde, en lüks kayak kıyafetlerine kısacası çok paraya ihtiyacı olmadığının, mutluluğun içten gelen bir duygu olduğunun en güzel örneğiydi. Herkese bol kazanç diliyorum ama mutlu olmak için her şeyi paraya bağlamak da doğru değil.

Kent Ormanı’nda bundan sonra her kar yağdığında benzer görüntüler yaşanacaktır. O bölge aktif bir eğlence merkezi haline gelmiş. Yaz olduğunda nasıl Kandıra sahillerine hücum ediliyorsa, kış mevsiminde de İzmit Kent Ormanı dolup taşacak gibi görünüyor.

Bu nedenle bazı tedbirler almakta fayda var. Yazın boğulma tehlikesine karşı deniz kenarlarında, sahillerde cankurtaran ekipleri bekletilir. Acil Servis ekipleri bulunur. Kent Ormanı’nda da kayarken kırıklarla sonuçlanabilecek kazalara karşı tedbir alınması, en azından çevrede bir uzman ekip bulundurulması bence iyi olurdu.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.