1. YAZARLAR

  2. Nihal Paşalı Taşoğlu

  3. Değer üretenlerin teknoloji danışmanı: KOÜ TTO
Nihal Paşalı Taşoğlu

Nihal Paşalı Taşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Değer üretenlerin teknoloji danışmanı: KOÜ TTO

A+A-

Teknopark denildiğinde akla üniversite-sanayi işbirliği gelir. Yetiştirdiği insan kaynağını piyasaya değer üretecek biçimde bilgi ve birikimle eğitmek de giderek daha fazla üniversitenin misyonu haline geliyor. Artık ister kamu isterse vakıf olsun, tüm üniversiteler, bilim üretmenin yanında değer üretmede de birbirleriyle yarışıyor, vizyonunu bu amaç doğrultusunda sürekli geliştiriyor.
Dolayısıyla,  teknoparklar, yeni teknoloji üreten birimleri geliştirmeye imkan sağlarken bilimsel çıktıları da uygulamaya aktaran, bu sayede pazara değer üreten teknoloji üretim merkezleri olarak bu misyonu gerçekleştirmedeki en önemli rekabetçi gücümüz…

 

TÜBİTAK’IN DESTEKLEDİĞİ 7 ÜNİVERSİTEDEN BİRİ

2016 yılında Kocaeli Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından 1601 Destek Programı kapsamında Üniversitelerde Teknoloji Transfer Ofisi kurulmasına destek verilen 7 üniversiteden biri olma başarısını gösterdi. Böylelikle üniversitemizin Teknoloji Transfer Ofisi bölgede daha etkin bir rol oynayarak, Kocaeli Üniversitesi ile bölge sanayisinin Ar-Ge, yenilikçilik ve girişimcilik alanlarında işbirliklerine hız verecek.

 

KULUÇKA MERKEZİ DE VAR

Proje paydaşlarına inovatif bakış açısı kazandıran farkındalık ve bilgilendirme etkinlikleri, ortak projeler ile ortaya çıkan ürünlerin fikri mülkiyet haklarının korunması, bu ürünlerin piyasa değerine dönüşmesi, ticarileşmesi, girişimcilik ve şirketleşme faaliyetlerinin yürütülmesi ve Ar-Ge merkezlerin kurulması KOÜ TTO’nun başlıca hizmetleri arasında…
Ayrıca, geçtiğimiz Mayıs ayında açılan Teknopark Kuluçka Merkezi’nde yenilikçi bir ürün veya üretim yöntemi fikrine sahip girişimci adaylarına kira ödemesi almadan 12 aya kadar ön kuluçka merkezinde destek oluyorlar. Teknopark’ta, akademisyen, öğrenci ve girişimcilere Ar-ge projesi esas alınarak en fazla 36 aya kadar indirimli uygun kira ödemesi ile yer tahsis ediliyor.

 

TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ’NDEYİZ

Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’ni ilk ziyaretimde, bu birimin faaliyetleri hakkında pek de bilgi sahibi değildim. Hatta birimi ziyarete gitmem bile Sürekli Eğitim Merkezi’nden yönlendirilmem sonucunda olmuştu. Mensubu olduğum İletişim Fakültesi bünyesinde reklam, halkla ilişkiler ve prodüksiyon işleri yapmak üzere bir ajans kurduk ve bu ajansın, şirketlerle iş yaparken vergilendirme ve faturalandırma işlemlerinin yürütülmesi için iktisadi bir yapıya dayanması gerekiyordu.  
TTO Direktörü Endüstri Yük. Müh. Mehlika Kocabaş Akay, Dr.Ahmet Şen ve ekip üyeleri ile yaptığımız görüşmeler sonucunda ajans konusundaki işbirliğimizi sağlam bir çerçeveye oturttuk. Özverili çalışmaları ve profesyonel bakış açılarıyla bize yön verdiler, güç kattılar, sayelerinde önemli bir düğümü çözdük, üniversitem ve fakültem adına kendilerine teşekkür ediyorum.  
Teknoloji transfer ofisini bilmeyen veya uzaktan izleyen benim gibi akademisyenlere, üniversiteden destek isteme konusunda çekimser kalan sanayicilere, yatırımlarını planlarken nereden nasıl başlayacağı konusunda mentorluk arayan yatırımcılara, patent geliştiren, faydalı ürün yaratan, iyi bir fikri olan ama destek bulamayan ya da desteği nereden alacağını bilemeyen tüm girişimcilere sesleniyorum.
Ham fikrinizi, iyi niyetinizi, çalışma azminizi, yeniliklere ve işbirliklerine açık zihninizi yanınızda getirin, varsa ekibinizi, ekipmanınızı, projenizi, ürününüzü alın, önlerine koyun… Teknoloji Transfer Ofisi’nin harika ekibi mutlaka size de uygun bir yol haritası çizecektir.

 

f0324158-dcc9-4726-8650-903c58053cd8__256967f0-1436-4cb6-8191-761090237762.jpg
İletişim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. İlyas Akhisar, TTO ekibiyle...

 

f0324158-dcc9-4726-8650-903c58053cd8__0b3396cf-d71f-4272-9615-6068a39e9920.jpg

TTO ekibi; Esra Oflaz, Dr. Ahmet Şen, Direktör Mehlika Kocabaş Akay, Kıymet Eşiyok ve Elçin Dilek Kaya ile toplantı...

 

AJANDA… SAAT… KALEM… TAKVİM…

Bu nesneleri arka arkaya sıralanmış görünce ne geliyor aklınıza? Bir firmanın yılbaşı promosyonları değil mi? Yılbaşının üzerinden henüz bir ay geçti… Birçok reklamcı da, matbaacı da, promosyon malzemeleri alıp satanlar da, tasarımcılar da hep bu malzemeleri konuştu, tasarladı, üretti, çoğalttı…
Biz de fakültemiz bünyesinde fakültemizin insan kaynağını ve imkanlarını kullanarak firmalara reklam, halkla ilişkiler, kurumsal kimlik tasarımı konularında hizmet vermeye başladık. Bir iletişim ajansı kurduk. WOOX adını verdik. Dolayısıyla bizim de gündemimizde teklif verdiğimiz firmalar için bu materyaller vardı…(Bu arada ajansı merak edenler için kısa bir not: instagramda wooxajans yazarsanız hakkımızda bilgi edinebilirsiniz.)
Öğrencilerimiz, firmalara kartvizit, ajanda, saat, kalem tasarlıyorlar, matbaaları dolaşıp nasıl baskı yapılacağını öğreniyorlar… Bazen doğru bazen yanlış işler çıkıyor, minik ajansımızda kavga gürültü eksik olmuyor, tam bir ajans olduk nihayetinde… Her geçen gün yeni bir şey öğreniyorlar, mesela ofset baskıda çıkan görüntünün bilgisayar ekranında görünenden farklı olabileceğini gördüler geçenlerde… Acı bir tecrübe… Olsun… Maksat öğrenmek değil mi?
Ajanstan önümüzdeki haftalarda yeniden bahsedeceğim…
Bugünkü konu bambaşka… Bir yandan çözüm ortaklarıyla görüşmeler, bir yandan müşteri ziyaretleri, iş emirleri için telefonlar açıp oradan oraya koştururken şöyle bir durup düşünmeye başladım…
Zaman durdu… Ajanda… Saat… Takvim… Kalem durdu… 
Hani bir sözcüğü defalarca söylersiniz de anlamını yitirir hatta söylenişi tuhaflaşır veya komik gelir ya… Bana da öyle oldu biraz…
Söz konusu sözcük ajanda… Neredeyse herkes ajanda yapılıyor… Tüm firmalar yılbaşı promosyonu deyince hemen ve kaçınılmaz olarak ajandayı başköşeye oturtuyor… Ben de merak ediyorum kimler kullanıyor diye… Pek rastlayamıyorum da…
Bu arada ajandayı da defterle karıştırmayın lütfen. Buna katlanamıyorum. Bazı firmalar defter yaptırıp adına ajanda diyorlar… Ajanda şu: Hani yılın günlerini tek tek gösteren yaprakları olan, 2018 yılındaysanız doğal olarak 2018 yılının günlerini tek tek gösteren, gelişmiş ülkelerde randevuların, toplantı ve özel günlerin unutulmasın diye üzerine işaretlendiği defter…  Önemli notların da aralardaki boşluklara serpiştirilip bir nevi akıl defteri olarak kullanıldığı genellikle kalın kaplı veya ciltli, ilk sayfalarında hastane, polis vb. önemli telefonların, il alan kodları ve plaka kodlarının, haritaların olduğu defterler… Bildiniz mi?
Kim kullanıyor ajandayı? Halkla ilişkiler öğrencilerine derslerde, atölyemizde ve ajansımızda sıklıkla soruyorum. Elimdeki ajandayı gösterip soruyorum hem de..  Ajanda kullanıyor musunuz diye… (Ne de olsa halkla ilişkiler demek organizasyon demek…) Oran çok düşük… Neredeyse 10 da bir. Evdekiler, akrabalar, komşular… Hiçbirinde yok…
İş yaşamımda da bir hevesle alınan o ajandaların ilk yapraklarının birkaç gün özenle doldurulduğuna sonra bir köşeye fırlatılıp atıldığına o kadar çok şahit oluyorum ki…
Randevusunu unutanlar… Toplantıya geç kalanlar… Yapılacak işleri zamanında yapmayanlar… Verilen işi doğru dürüst not almadığı için yanlış ya da eksik yapanlar… O kadar çok ki…
Ajandası olmadığından size “Tamam, Çarşamba saat 3 bana da uygun” deyip sonrasında Çarşamba günü bir başka toplantısı olduğunu fark edip size “Ah.. Affedersiniz. Size Çarşamba 3 dedim ama benim o gün başka bir toplantım varmış.. Kusura bakmayın…” diyenler…
Daha da ötesi, siz telefon açıp “nerdesiniz, toplantıya gelmiyor musunuz” diye arayıp sorduğunuzda “Ben şu anda acil olarak başka bir toplantıya yetişiyorum. Sizi de arayacaktım unuttum” diyenler…
Hatta daha da ötesi, şu gün şu saat görüşelim dediğinizde, “Hocam, siz bana bir gün önceden yine hatırlatın da unutmayayım” deyip size sekreteriymiş gibi davrananlar…  
Daha daha ötesi…. Arayacağım deyip telefonunuzu meşgule atıp dönmeyi unutanlar… Kendi vakitleri kıymetli başkalarının vakitleri kıymetsizmiş gibi davrananlar…
Fiyatlarını ajansta konuşuyoruz ya, oradan biliyorum… Yazıktır, günahtır, tanesine 20 TL civarında para harcanıyor…
Sözün özü: Bu insanlar, AJANDA KUL-LAN-MI-YOR-LAR… Takvim, saat, kalem de kullanmıyorlar ama arada yine işleri düşüyor… Biraz da olsa kullanılıyor… Fakat ajanda… Onu cidden hiç kullanmıyorlar… O kültür yok… O mantalite yok… Aradığınız numaraya ulaşılamıyor.
Sayın firma sahipleri ve satın almacıları… Sözüm size… Yine de bastıracağım diyorsanız… E siz bilirsiniz… Biz basıyoruz… Fiyatlarımız da gayet uygun… Hem üniversiteye, eğitime de bir katkınız olur… Bu seneden geçti, ama seneye bekleriz…

 

25771__d5397907-e72e-4168-909b-88dcc741ac62.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları