1. YAZARLAR

  2. Sena Çilingir

  3. Çocukluk çağı travmaları
Sena Çilingir

Sena Çilingir

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocukluk çağı travmaları

A+A-

Baş etme yöntemleri ile koruyucu düzenlerle üstesinden gelinemeyecek kadar ağır olan sarsıcı yaşantılar ve stres boyutlarını aşan olaylar, durumlar kişinin ruhsal yapısı üzerinde önemli etkiler bırakır. Bu tür yaşantılar ruhsal travma olarak adlandırılır. Travmaların bir bölümü, insanlardan bağımsız gelişen doğal afetler sonucu yaşanmaktadır. Bir kısmı da bizzat insanlar tarafından ortaya çıkarılmış olabilmektedir. İnsanlar tarafından ortaya çıkan travma etkenleri arasında; hırsızlık, taciz, tecavüz, kazalar, bir vahşete şahit olmak, duygusal kötüye kullanım, fiziksel kötüye kullanım gibi durumlar çocukta travma etkisi yaratabilmektedir.

Çocukluk çağında çocukların kişilik gelişimini oldukça etkileyen travmalar, çocuk istismarı ve ihmalleridir. Ebeveynleri tarafından ya da bakıcı olarak bırakılan akraba veya herhangi bir erişkin tarafından çocuğa karşı yöneltilen uygunsuz, ilgisiz, zarar verici davranışların tümüdür. Bu davranışları uygulamanın ya da uygulamamanın çocuk üzerinde oldukça önemli etkileri vardır. Çocuk bu durumdan ruhsal, fiziksel, sosyal ve cinsel açıdan zarar görmektedir.

Çocukluk çağı travmaları 4 şekilde incelenmektedir.
*Fiziksel istismar
*Duygusal istismar
*Cinsel istismar
*İhmal
 
Fiziksel istismar
Fiziksel istismar, çocuğa bakmakla yükümlü olan anne baba ya da bakımını üstlenen herhangi başka biri tarafından çocuğa karşı fiziksel yaralama ya da yaralama ihtimali olmasıdır. Fiziksel istismara maruz kalan çocukların gelişim döneminin diğer sağlıklı büyütülen çocuklara kıyasla geride olduğu görülmektedir. Fiziksel istismar gören çocukları davranış bozuklukları, kişilik bozuklukları ve birçok psikotik rahatsızlık takip etmek durumundadır. Aynı zamanda bu çocukların, aileden öğrenildiği üzere gelecekte istismarcı olma olasılığı da yüksektir.
 
Cinsel istismar
Psikolojik ve sosyal gelişimi henüz tamamlanmamış olan çocuğa  kendisinden en az 6 yaş büyük bir kişi tarafından cinsel haz için zorla veya ikna edilerek kullanılması ya da başkasının bu amaçla çocuğu bir erişkin tarafından röntgencilik, teşhircilik ve çocuğu pornografide kullanması gibi durumlardır -Cinsel istismar bulunan ailelerde genellikle çeşitli patolojiler olmakla beraber işlevsel bozukluk da görülmektedir. Var olan bu patolojik bulgular arasında olanlar şunlardır;

Alkol ve madde bağımlılığı ve kötüye kullanma; Bağımlılık ve kötüye kullanım sonucu, eşine gösterdiği şiddet veya çocuğuna şiddet, istismar ve ensest durumları sık görülmektedir.

Cinsel istismara uğrayan çocuklardaki emosyonel ve davranışsal etkilerini açıklamaya çalışan derlemelere göre, istismara uğramış çocuklarda korku reaksiyonu, anksiyete, depresyon, kızgınlık, çevreye karşı düşmanlık, post-travmatik stres bozukluğu, uygunsuz cinsel eylemler, uygun olmayan yerde veya insanların yanında mastürbasyon eylemi, anüs veya vajinaya bilinmeyen nesne sokmak, insanlara sürtünmek ve sürekli genital organlarıyla ilgilenmek ve oynamak gibi davranıl örüntüleri görülmektedir. Bunlardan farklı olarak diğer etkileri ise, çocuklarda yaşadığı istismar ile ilgili tekrarlayıcı düşünceler, olayla ilgili kabuslar görme, uykuya dalma güçlüğü, öfke patlamaları, konsantrasyon güçlüğü, olayı hatırlatan yerler, kişiler, görüntüler veya konuşmalardan uzak durma gibi kaygı ve kaçınma davranışı içeren etkileri de vardır.

Cinsel istismarın farklı türlerde olabildiği belirtilmiştir
a. Temas içermeyen cinsel istismarlar: Cinsel içerikli konuşma, genital bölgelerini teşhir etmek ve röntgenciliktir.
 b. Cinsel dokunma içeren istismar: İstismarcı kişiye dokunmakta ya da kurbanı kendisine dokunması için zorlamaktadır.

c. İnterfemoral ilişki: Penetrasyonun olmadığı ve sürtünmenin olduğu istismar şeklidir.
d. Cinsel penetrasyon (Irza geçme): Genital ilişki, anal ilişki, objelerle penetrasyon ve parmakla penetrasyon şeklinde olabilir.
e. Cinsel sömürü: Çocuk pornografisi ve çocuk fuhușunu kapsamaktadır.
 
Duygusal istismar
Çocukların ve gençlerin, kendilerini olumsuz yönde etkileyen tutum ve davranışlara maruz kalarak ya da ihtiyaç duydukları ilgi, sevgi ve bakımdan eksik bırakılarak psikolojik hasara uğratılma durumudur. Aynı zamanda, çocuğa bağırma, reddetme, aşağılama, küfretme, yalnız bırakma, korkutma, yıldırma, tehdit etme, duygusal bakımdan ihtiyaçlarını karşılamama, yaşından fazla sorumluluklar yükleme, kardeşler arasında ayrım yapma, değer vermeme, önemsememe, küçük düşürme, alaylı konuşma, lakap takma, aşırı baskı kurma, bağımlı kılma ve aşırı koruma görülen duygusal istismar türleridir. Duygusal istismara maruz kalan çocukların tanısını koymak oldukça zor olmakla beraber, bu çocukların sevgi, ilgi ve şefkat göremediklerinden ya da sürekli aşağılanma ve utandırılma gibi davranışlarla karşı karşıya geldiklerinden yaşamlarını da oldukça etkilemektedir. Bu istismarı yaşayan kişiler, çocukluk ve yetişkinlik döneminde, kendisine ve etrafına güvensiz, pasif, içe dönük ve anti-sosyal kişilik örüntülerini göstermektedir. Aynı zamanda bu kişilerin zekâ düzeyi diğer yaşıtlarıyla aynı olmasına rağmen, bu kişilerde dikkat dağınıklığı ve öğrenme güçlüğü oldukça fazla görülmektedir.

Duygusal istismar çocukta oldukça etkili izler bırakmaktadır. Bu izler, çocuğun ruhsal yönünü zedeleme, yaşına uygun kişilik gelişiminin oluşmaması, başarı yeteneğinin azalması, kişilerle ilişkilerde bozukluklar ortaya çıkması şeklinde görülebilmektedir. Bu davranışlar arasında maddeye yönelim de sık görülmektedir. Bu durumun seyri önce özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusu daha sonra kişinin kendisini madde ile gerçekleştirmek, fark edilmek isteme, mutlu olmak, sosyal ve iş hayatında verimli olmak istemesi gibi birçok düşünce döngüsüyle maddeye yönelim gerçekleşir. Bunlara ek olarak, çocukluk çağında istismara uğrayan yetişkinlerin daha fazla sigara ve alkol kullandığı, intihar girişimlerinde bulunduğu belirtilmiştir.

Bu istismar çeşitlerini kolaylaştırıcı risk faktörleri bildirilmiştir. Bu faktörler arasında en önemli etmen anne ve babadır. Anne ve babaya ait faktörler arasında;
Erken yaşta gebelik (< 21 yaş)
Hazırlıksız ve ya istenmeden gebe kalma durumu
Bakımdan sorumlu tek Tek ebeveynin var olması
Üvey anne veya baba varlığı
Eğitimsizlik durumu
Aile içi şiddet varlığı
Madde kullanım bozukluğu
Duyarsız anne ve baba
Gereğinden fazla olan kaygılı anne ve baba 
Ebeveynlerin de çocukluk çağında istismara uğramış olması gibi faktörler, çocukların istimarı yaşamasında risk teşkil eden durumlardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.