1. YAZARLAR

  2. İbrahim Gürsel

  3. Borcumuza sadık olmalıyız
İbrahim Gürsel

İbrahim Gürsel

Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Borcumuza sadık olmalıyız

A+A-

Maliye Bakanlığı geçen yıl Ağustos ayında birikmiş vergi borcu olanlara büyük bir kolaylık getirdi.

Ana parayı katlayan faiz borçlarını peşin ödemelerde neredeyse hiç almadı, taksitlendirilmesi halinde ise yarısına kadar sildi.

Başvurular geçen Aralık ayı başında sona ermişti. Borcunu taksitlendirenler için ilk iki taksiti ödeme süresi ise bu ay sonu bitecek.

İlk iki taksiti ödemezseniz borcunuz aftan çıkarılıyor, eski halini alıyor. Vergi Dairesi başkanlığı çağrı yaptı. Ticaret odası, sanayi odası çağrı yapıyor. Gelin borcunuzu ödeyin, bu affı kaçırmayın diyor. Bakalım ay sonunda bu çağrılar ne kadar faydalı olacak?

Açıkçası son dönemde vergi borçlarına o kadar çok af geldi ki, insanlar artık nasıl olsa yenisi çıkar diyerek üzerine gitmiyor. Ama yanlış yapıyor. Devletini, milletini seven borcuna sadık olmalıdır.
 

Ramazan davulcuları

Ramazan ayında insanları davul çalarak sahura kaldırmanın bir ihtiyaç olmaktan çıktığını kabul ediyorum.
Herkesin evinde alarmlı saatler, cep telefonları var.

Ayarlayıp, başucunuza koyduğunuzda sizi istediğiniz saatte uyandırıyor. Bunun için başka birinin ses çıkarmasına veya görev üstlenmesine gerek yok.

Ama Ramazan davulunun nostaljik tarafı da var. Eskiden alarmlı saatlerin, cep telefonlarının olmadığı dönemlerde sahur vaktini davulcular haber verirdi. Ayrıca onların davul çalarak sokak aralarında dolaştığını bilmek, güven de verirdi. Doğal bekçi gibiydiler.

Bir dönem bu iş çok kontrolsüz yapılamaya başlamıştı. Eline davulu alan istediği saatte, istediği şekilde sokak sokak dolaşıyor, bazen aynı yerden 3-4 ayrı davulcunun geçtiği oluyordu.

Evinde hastası, bebeği olanlar vardı. Davul sesini istemeyen, gereksiz gören vardı. Bu yüzden belediyeler bir düzenleme getirmiş, kayıt yaptırmayanların davul çalmasına müsaade edilmemişti.

İlk zamanlar bu uygulama çok işe yaradı. Hatta kayıt yaptıran davulculara davulu nasıl çalacakları, nasıl mani okuyacaklarını bile özel derslerle öğrettiler. Son zamanlarda bu uygulamalar da kalktı.

Yine eski başıboş hale görüntüler ortaya çıkmaya başladı. Belediyeler davulcu kayıtları yapıyor ama denetleyen olmuyor. Bu yüzden de artık mahalle arasını dolaşıp, bu işi hakkıyla yapan da kalmadı. Bazıları sadece arife günü bağış toplamak için ortaya çıkıyor. Bazıları o mahallede bebek, hasta olacağını düşünmeden camın dibinde, apartmanın içinde rastgele davul çalıyor.

Ramazan davulcusu yaşatılması gereken bir gelenek. İftarda top patlamasını bekler gibi sahurda davul çalınsın diye de bekliyoruz. Ama bu haliyle devam ederse, denetim olmazsa yakın zamanda hiç kimsenin Ramazan davulcusu aramaz hale geleceğini düşünüyorum.
 

Atatürk gençlere güvenirdi

Bugün 19 Mayıs. Cumhuriyet'in kuruluşuna giden yol, 98 yıl önce bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla başlamıştı. Anadolu'nun her yerine yayılmış çok zor ve çetin bir mücadelede gençler hep en ön safta yer almıştı. Vatanı için canını siper etmişti.

Bu yüzden Atatürk, gençlere hep güvendi. Bu ülkenin geleceğini onlara emanet ederken, son mesajı onlara olmuştu. Bugün yalnızca Atatürk'ü anmak yetmez. Yeri geldiğinde ülkesi için canını siper eden gençlere hak ettiği değeri veriyoruz mu diye düşünmek gerekir. Onların bu ülke için neleri başardığını hatırlamak ve onlarla gurur duymak gerekir. Atatürk, gençlere hep güvenmişti. Bugün olsa yine güvenir ve onlara daima şans verirdi. Bugün bizim yapmamız gereken de bu fırsatı onlara sunmak olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.