1. HABERLER

  2. ASAYİŞ

  3. "Bitaraf olduğumuz için ortada çerez olduk"
"Bitaraf olduğumuz için ortada çerez olduk"

"Bitaraf olduğumuz için ortada çerez olduk"

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 50'si tutuklu, 15'i firari 90 sanığın yargılandığı davada, sanıklar esasa ilişkin savunma yaptı.

A+A-

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatlar ve sanık yakınları katıldı. Davaya müdahil olan Cumhurbaşkanlığı adına avukat Ömer Furkan Yayla da duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada, darbeci Amiral Ayhan Bay'ın direktifleri ile Donanma Komutanlığı'nda bulunan savaş gemilerinin seyre çıkması talimatını verdiği, darbe girişimi gecesi darbeci Bay'ın emir ve talimatlarını uyguladığı, Marmara Denizi'nde bulunan TCG Oruç Reis Komutanı'na top atışı yapılması emrini verdiği ancak komutanın personel yetersizliğinden atış yapılamayacağını rapor etmesi üzerine TCG Kemalreis Komutanı Arif Çırtlık'a darbeye destek amacıyla atış emri verilerek top atışı yapılmasını sağladığı, darbecilerle hareket ettiği, cep telefonunda örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock kalıntıları"na rastlanıldığı iddia edilen tutuklu sanık eski 5. Muhrip Filotillası Komodoru Önder Öngör, esasa ilişkin savunma yaptı.

Sanık Önder Öngör, hakkındaki üst makamlarla irtibata geçmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, Donanma Komutanı Veysel Kösele ile iletişim kurmaya çalıştığını ve fakat Kösele'nin kendisiyle konuşmadığını, bu konuda HTS kayıtlarının lehine olduğunu öne sürdü.

Genel olarak bakıldığında HTS raporunun güvenilir olmadığını, bundan dolayı rapordaki arama kayıtlarından bir anlamlandırma yapılamayacağını ileri süren Öngör, olay gecesi birden fazla telefon görüşmesi yaptığı eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık'ın darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunduğunu ve sözde Yurtta Sulh Konseyi üyesi olduğunu bilmediğini iddia etti.

Öngör, darbeye destek vermek için TRT'de okunan sıkıyönetim bildirisinin izlenmesi için gemi personelini zorlamadığını ve bildirideki emirlere harfiyen uyulması yönünde emirler vermediğini öne sürerek, şöyle devam etti:

"Darbe bildirisinin gemi personeli tarafından televizyondan izlenmesi için anons yapılması yönünde bir emir verdim ama kimseyi zorlamadım. İddia edildiği gibi, 'Bildirideki sıkıyönetim emirlere harfiyen uyulacak.' diye bir şey söylemedim. Personelin neler olduğunu öğrenmesi için iyi niyetle televizyonların izlenmesini anons ettirdim. TRT'de okunan bildiriyi tamamen tesadüfen gördüm. Yapılan anons bilgilendirme anonsudur. Emrimdeki diğer gemilere anons yapılması emri vermedim, hiçbir geminin telsiz işletme jurnalinde böyle bir anons yapıldığına yönelik bir ifade yoktur."

Mahkeme başkanının, Donanma Komutanının TCG Yavuz'a bineceği sırada Ömer Faruk Harmancık, Ayhan Bay, Nazmi Ekici, Sezai Özgür Öztürk ve Önder Öngör. arasındaki telefon trafiğinin nedenini sorması üzerine, sanık Öngör, kendi telefon görüşmelerinin bilgi almak için olduğunu, diğer görüşmelerin içeriği konusunda bir bilgi sahibi olmadığını kaydetti.

Öngör, saat 02.35'te sözde Yurt Sulh Konseyi'nde ismi yer alan darbeci amiral Ömer Faruk Harmancık ile telefonda ne konuştuğu sorusuna, "Böyle bir görüşme hatırlamıyorum ama muhtemelen aramışımdır o da cevap vermemiştir. Ben onu İstanbul'da sandım için onun üzerinden Deniz Kuvvetleri Komutanına ulaşmaya çalıştım. Ankara'da olduğunu ve Yurtta Sulh Konseyi üyesi olduğunu bilmiyordum." cevabını verdi.

 

"Bitaraf olduğumuz için ortada çerez olduk"

Mahkeme başkanının, "Zeki olduğunuzu söylüyorsunuz, Ömer Faruk Harmancık'ın da darbeci olduğunu anlayabilirdin." demesi üzerine sanık Öngör, şöyle konuştu:

"Nereden anlayabilirdim başkanım, 'Komutanım siz darbeci misiniz?' diye mi sorsaydım, bu mümkün mü? Balyoz'da, Askeri Casusluk davasında yargılanan arkadaşlarımız 'İlk saatlerinden darbe girişiminin FETÖ tarafından yapıldığını anladık.' diyor. Ya nasıl anladınız, biz niye anlamadık? O akşam Donanma Komutanı Veysel Kösele benimle konuşmadı, onun talimatıyla Levent Kerim Uça da 23.37'den sonra telefonlarıma bakmadı. Balyoz'da, Askeri Casusluk davasında yargılananlar o akşam bir çevrim oluşturdular ve kendilerinden olmayanları yalnızlaştırdılar. Bu çevrime dahil olmamamızın nedeni Balyoz ve Askeri Casusluk davasında soruşturma geçirmemiş olmak. Biz bitaraf olduğumuz için ortada çerez olduk."

Öngör, mahkeme başkanının "Arif Çırtlık ve Ali Kocamanoğlu ile yaptığın görüşmelerin Ömer Faruk Harmancık ile yaptığın görüşmeden hemen sonra olması tesadüf mü?" sorusuna, tesadüf olduğu yanıtını verdi.

TCG Yavuz Komutanı Sezai Özgür Öztürk ile yaptığı görüşmede, Donanma Komutanı'nın gemiye geleceğini öğrendikten sonra Ayhan Bay'la görüştüğünü anlatan Öngör, "Ayhan Bay bana Donanma Komutanı'nın darbeci olduğunu ve Marmara Denizi'nde adalar tarafında botlu adamların olduğunu, gemilere terör saldırısı düzenleyeceklerini, caydırıcı top atışı yapmamı emretti. Donanma Komutanının darbeci olduğuna inandım çünkü benimle konuşmuyor, telefonlarıma bakmıyor, talimat vermiyordu." ifadelerini kullandı.

Darbecilerin kararlılığını göstermek için Marmara Denizi'nde 3 atım top atışı yaptırdığı iddiasına ilişkin Öngör, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Atış, terör saldırısı yapacağı ihbar edilen botları caydırmak amacıyla gürültü çıkarmak için yapılmıştır. Atış yapılırken kullanılan mühimmat yüksek gürültülü eğitim mermisidir. Kullanılan mühimmatın çeşididir bile faaliyeti ne amaçla yaptığımızı kanıtlamaktadır. Atış, botlar görülemediğinden daha fazla gürültü çıkaracak bir topla botları korkutmak için emniyetli bir bölgede yapılmıştır."

İtirafçı olarak öğrenci olduğu dönemde örgütün sohbetlerine katıldığı yönünde ifade veren Hasan P'yi tanımadığını savunan Öngör, hiçbir zaman FETÖ'yle bir ilişkisinin olmadığını ve ByLock kullanmadığını ileri sürdü.

Mahkemeye heyeti, sanığın yaklaşık 8 saat süren esasa ilişkin savunmasının ardından duruşmaya yarına kadar ara verdi.

 

Deniz Harp Okulu'nun 1993 mezunlarına FETÖ desteği iddianamede

Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in yaşadığı Amerika'da, örgütün sözde "Colorado eyalet imamı" olan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan itirafçı-tanık Hasan P'nin, sanık Önder Öngör hakkında iddianamede şu ifadeleri yer alıyor:

"Ayrıca benim bu talebeler ile olan diyalogum Harp Okulunu bitirinceye kadar devam etmiştir. Sonra murakıp sistemi dediğimiz askeri personeli takip eden cemaat içi yapıya devir edilmiş ve 1993' ten sonra bir daha da görüşmemiz yasaklanmıştır. Çünkü mezuniyet sonrası Harp Okulu öğrencileri ile irtibatı devam ettirmek örgüt içerisinde ihanet sayılmaktadır. Benim FETÖ içerisinde bu isimlerden hatırlayabildiklerim şahıslardan Deniz Harp Okullarından 1993 yılında mezun olan Önder Öngör isimli şahıstır. Bu şahsın rütbeleri tahminime göre şu an Albay statüsündedir. Ancak nerede hangi görevde oldukları konusunda bir fikre sahip değilim.... Tahminim o ki 1993 mezunlarının ilk 10 derecesinin tamamı cemaat mensuplarından oluşmakta idi. Bu öğrencilerle olan irtibatım 1994 yılma kadar devam etti. Az önce de söylediğim gibi öğrenciler Harp Okulundan mezun olduktan sonra özel murakıplara devir edilip sonrasında başkası ile muhatap olmaları ihanet sayılırdı."

 

Mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

Mütalaada, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren ve eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici ile kurmay albayların da aralarında bulunduğu 51 sanık hakkında, "Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Veysel Kösele ile Komodor Levent Kerim Uça'nın derdest edildiği TCG Yavuz Gemisi Komutanı eski Kurmay Yarbay Sezai Özgür Öztürk ve 15 personeli ile İstanbul Moda açıklarında top atışı yapılan TCG Kemalreis Gemisi Komutanı Yarbay Arif Çırtlık, TCG Turgutreis Gemisi 2. Komutanı Kurmay Yarbay Ali Kocamanoğlu, TCG Salihreis Gemisi 2. Komutanı Sami Tulgar, TCG Oruçreis Gemisi 2. Komutanı Özgür Gencer, bu suçtan cezalandırılmaları istenen sanıklar arasında yer alıyor.

 

İddianameden

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 1 numaralı şüpheli olduğu iddianamede, eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan, eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay, eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma, eski Genelkurmay Konsept Teşkilat ve Harbe Hazırlık Daire Başkanı Gürel Kaynak, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Muharrem Aslan, eski Harp Filosu Komutanlığı Kurmay Başkanı Murat Erdem ile Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18 sivil ve 1 asker öğretmenin de aralarında yer aldığı 90 sanık bulunuyor.

İddianamede, terör örgütü elebaşı Gülen hakkında, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Şüpheli askerlerle irtibatlı olan, onları darbe toplantılarına götüren ve kaçtıkları dönemde saklayan, Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18'i sivil, 1'i asker öğretmen ile Donanma Komutanlığı'nda darbe girişimini yönettiği belirtilen tutuklu sanıklar Hakan Üstem, Hayrettin İmren, Ömer Faruk Harmancık, Nazmi Ekici, Süleyman Yarayan, Tezcan Kızılelma, Gürel Kaynak, Muharrem Aslan ve Murat Erdem ile firari sanık Ayhan Bay hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen iddianamede, diğer sanıkların ise ağırlaştırılmış müebbet ile 7 yıl 6 aydan 29 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.