1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bakan Işık: Köklerini kurutacağız
Bakan Işık: Köklerini kurutacağız

Bakan Işık: Köklerini kurutacağız

AK Parti Kocaeli İl Başkanılığı'nca Antikkapı Restoran’da düzenlenen 95. Daraltılmış İl Danışma Meclisi ve Mahalle Başkanları Toplantısı'na katılan Bakan Işık, Fırat Kalkanı Harekatı'na ilişkin açıklamalarda bulundu

A+A-

FIRAT KALKANI OPERASYONU’NUN 3 TEMEL AMACI

Milli Savunma Bakanı Işık, partililerin görüşlerinin dinlendiği bölüme geçilmeden önce yaptığı açıklamada gündeme ilişkin çok önemli değerlendirmeler yaptı, çarpıcı bilgiler verdi: “El Bab'da ne işiniz var? Fırat Kalkanı Harekatı'na niye giriştik? Bizim sınırımızın ötesinde askerimizi niye tutuyoruz?" şeklindeki soruları da yanıtladı. Kilis'e onlarca Katyuşa füzesi ve havan topunun sınır dışından atıldığını dile getiren Işık, "Ne yapacaktık, daha fazla bekleyecek miydik? 'Olsun canım sınırımızın dışına çıkmayalım' mı diyecektik. Hayır, terörle mücadelede terör neredeyse ve Türkiye'yi nereden tehdit ediyorsa oraya kadar gitmek ve onların başını orada ezmek bizim önceliğimizdir. Bunu yapmazsak işte o zaman teröre teslim oluruz. Elbette bu kararları almak zordur, bu kararları vermek öyle kolay değildir ama Türkiye'nin başka çıkarı olmadığı için başka yolu olmadığı için bu kararları almıştır" şeklinde konuştu. Fırat Kalkanı Harekatı'nın 3 temel amacı olduğuna dikkati çeken Işık, bunların DEAŞ'ın sınır hattından ve tüm bölgeden temizlenmesi, Suriye'deki sığınmacılar için kendi ülkelerinde güvenli bölge oluşturulması ve PKK'nın Suriye uzantısı PYD ve YPG'nin kantonları birleştirme hayaline son vermek olduğunu kaydetti.

 

aw937821_02.jpg

 

PYD İLE İŞ TUTMAK YILANLA ÇUVALA GİRMEKTİR

Bakan Işık, hiç kimsenin terör örgütleri arasında ayrım yapmaması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “DEAŞ ne kadar tehlikeliyse PKK, PYD, YPG de o kadar tehlikelidir. DEAŞ'tan kurtulmak bölgemiz için ve dünya için ne kadar öncelikliyse PKK, YPG ve PYD'den de kurtulmak o kadar önemlidir. Bu konuda Türkiye'nin hiçbir tereddüdü yoktur. PKK'nın yöneticileri aynı zamanda YPG'yi de yönetiyor. Son 2 saldırıda, İstanbul saldırısı ve Kayseri saldırısında o saldırıda rol alan, görev alan teröristlerin bazılarının Kobani'de yani Kuzey Suriye'de eğitim aldıklarını biliyoruz. Bu kadar elde bilgi varken hala birilerinin PYD'yi bir barışçıl örgüt gibi sunmasına kesinlikle müsaade edemeyiz. PYD ile iş tutmak yılanla çuvala girmektir."

 

aw937821_05.jpg

 

ÜÇ ASKERİMİZİN DEAŞ'IN ELİNDE OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYORUZ

El Bab'ta operasyonların devam edeceğini, bölgeden DEAŞ'ı tamamen temizleyene kadar Özgür Suriye Ordusu ile bu operasyonları yürüteceklerini anlatan Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu ana kadar 3 askerimizin DEAŞ'ın elinde olduğuna yönelik bilgimiz var. Evet, 3 askerimizin DEAŞ'ın elinde olduğunu değerlendiriyoruz ancak bundan öteki tüm yorumlar teyit edilmiş bilgi değildir. Bilgiler teyit edilmeden de bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini söylüyoruz. Bir konunun özellikle altını çizmek istiyorum. Bu ülkede, bu kritik süreçte bölgemizde bütün dengelerin değiştiği, bütün kartların yeniden karıldığı bu dönemde herkesin sorumlu davranması gerekiyor. Bir taraftan terör örgütlerinin Türkiye'yi çekmek istediği tuzaklara karşı hepimiz çok dikkatli olmalıyız, diğer taraftan da birliğimizi ve beraberliğimizi bozacak hiçbir harekete girişmemeliyiz, tevessül etmemeliyiz, hatta hukuk çerçevesinde müsaade etmemeliyiz. Bu, Türkiye için çok önemli. Sorumluluk sahibi olmanın tam zamanı. Aklıselim ile hareket etmenin zamanı, sağduyuyu elden bırakmamanın zamanı."

 

aw937821_03.jpg

 

HASTANE TEPESİ'Nİ DEAŞ'TAN TEMİZLEDİK

Bakan Işık, terörle mücadelenin en kritik döneminde olunduğunu vurgulayarak, "Bir yanda El Bab'da askerlerimiz kahramanca mücadele ediyor. Şu anda Özgür Suriye Ordusu ile birlikte Allah'a hamdolsun El Bab'ın en kritik yeri olan Hastane Tepesi'ni DEAŞ'tan temizledik. En kritik nokta ele geçirildi ama önümüzde daha yapacak işlerimiz var." dedi. Işık, gündeme ilişkin önemli açıklamalarını şöyle sürdürdü: "24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar, yani yaklaşık 1,5 yıllık zaman içerisinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı PKK'da 9 bin 500'ü geçti. Mücadele ettiğimiz terör örgütlerinin ne insanlık ne de Müslümanlıkla alakası bulunmuyor. Bu örgütlerin en zalimce hareketleri yapmaktan çekinmedikleri, insanlığın ve Müslümanlığın kabul etmeyeceği kadar haddi aşmış durumdadır. Fırat Kalkanı Harekatı ile zor bir işe girdik. Ama Türkiye kendi güvenliği için bu harekatı başlatmak zorundaydı. Hatta geç kalmış bir harekat bile diyebiliriz. Allah'a hamdolsun bugün 123. gün, Fırat Kalkanı Harekatı planlandığı gibi başarılı bir şekilde gidiyor. Elbette şehitler veriyoruz. Canımız yanıyor. Ciğerparelerimizi toprağa vermek hiçbirimiz için kolay tahammül edilebilir bir durum değil. Hele hele şehit annelerimiz, şehit eşleri için, şehit yavruları için, şehit kardeşleri için ne kadar tahammül edilemez bir durum olduğunu çok iyi biliyoruz ancak bu toprakların bize ilelebet vatan olması için gerektiğinde şehit vermek de bizim için bir mecburiyettir. Bunun da bilinci içinde hareket ediyoruz."

 

37fc68ce-ed40-41d3-83f8-9afc2286df95__4ae418bc-3ae1-40b2-9f97-5c53aa003fb4.jpg

 

SANSASYONEL EYLEMLERİN AMACI İNFİAL ORTAMI OLUŞTURMAK

Şehit sayısının en az olması için tüm gayreti gösterdiklerini vurgulayan Işık, bu noktada terör örgütlerinin Türkiye'de bir infial oluşturmak için, Türkiye'nin birlik ve beraberliğini bozmak, Türkiye'de terörle mücadeleyi aksatacak bir iklim oluşturabilmek için ellerinden geleni yaptıklarını aktardı. Bakan Işık, son dönemdeki sansasyonel eylemlerin bu hedefe yönelik olduğunu belirterek, "Terör örgütünün 2 temel amacından biri propagandayla sesini duyurmak ve etkili olmak, ikincisi de özellikle ülke içerisinde bir infial ortamı, kendi içerisindeki birlik ve beraberliği parçalayacak zemin oluşturmaktır. Son günlerde yaşadığımız özellikle Ankara'daki, İstanbul'daki, Kayseri'deki olaylar bu hedefe yöneliktir" diye konuştu. Milletin kimin hangi alçakça, haince niyetle hareket ettiğini anında gördüğünü ve anladığını vurgulayan Işık, "Bu noktada milletimizin hissiyatı çok güçlü. DEAŞ'ın, PKK'nın, PYD'nin ve diğer terör örgütlerinin Türkiye'yi çekmek istediği çukura Allah'a hamdolsun bugüne kadar düşmedik bundan sonra da düşmeyeceğiz. Onların bizi getirmek istediği yere gitmeyeceğiz ama Allah'ın izniyle onların köklerini kurutacağız" ifadesini kullandı.

 

37fc68ce-ed40-41d3-83f8-9afc2286df95__ca8f5d02-56e8-4eb0-b8e3-376913b6be3a.jpg

 

PKK'YA TARİHİNİN EN BÜYÜK DARBESİNİ VURDUK

Işık, bir taraftan Fırat Kalkanı Harekatı'nı yürütürken diğer taraftan da PKK terör örgütüne tarihinin en büyük darbesini vurduklarına dikkati çekerek, şunları söyledi: "24 Temmuz 2015'ten bugüne kadar, yani yaklaşık 1,5 yıllık zaman içerisinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı PKK'da 9 bin 500'ü geçti. Bu PKK'ya vurulan tarihinin en büyük darbesi. Ondan zaten bu darbeyi yedikleri için, Türk Silahlı Kuvvetlerine Allah'a şükürler olsun karşı duracak güçleri kalmadığı için şehirlerde haince, sinsice canlı bomba eylemleri yapmaya başladılar. Bu onların aslında tükenişinin göstergesi ancak onlar tamamen tükenene kadar bizim sabırlı olmak gibi bir sorumluluğumuz var. Aslında PKK'nın tamamen tükenmesi, eylem yapamayacak hale gelmesi yakındır. Bundan hiç tereddüdünüz olmasın ancak bu kritik süreci de birilerinin, özellikle PKK'nın ekmeğine yağ sürecek tarzda yürütmesine müsaade edemeyiz, göz yumamayız."

 

37fc68ce-ed40-41d3-83f8-9afc2286df95__796b3984-b889-4691-be84-297b2751886b.jpg

 

FETÖ İLE MÜCADELEYE AZİMLE DEVAM EDECEĞİZ

Sadece PKK, PYD, YPG, DEAŞ ve DHKP-C ile mücadele etmediklerini, aynı zamanda habis bir ur gibi ülkenin vücuduna yerleşen FETÖ terör örgütüyle de mücadele ettiklerini anlatan Bakan Işık, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından, FETÖ'nün bütün unsurlarının devletten temizlenmesi için çok hızlı ve ciddi bir mücadele başlatıldığını kaydetti. Bakan Işık, FETÖ ile mücadelede çok başarılı sonuçlar alındığını ancak hain terör örgütünün ihanetinin bitmediğine işaret ederek, "Bu hain terör örgütü kimin hesabına çalışıyorsa, onların hesabına çalışmaya bugün de devam ediyor. En son Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un hunharca öldürülmesi, katledilmesi bunun son örneği. Uçak krizinden sonra kopma noktasına gelen Türkiye-Rusya ilişkilerinde, olağanüstü gayret ve her iki tarafın anlayışıyla sıkıntılı sürecin aşıldı. Türkiye ve Rusya'nın özellikle Suriye'de akan kanın durması, Halep'te yaşanan mezalimin son bulması, oradaki sivil insan kayıplarının ortadan kaldırılması için çok önemli bir toplantının hemen arifesinde bu hain eylem gerçekleştirildi” dedi.

 

37fc68ce-ed40-41d3-83f8-9afc2286df95__acab4c57-85cf-446e-889b-4ad6f666881f.jpg

 

TÜRKİYE ASLINDA 2007 YILINDA FİİLEN PARLAMENTER SİSTEMDEN AYRILDI

Bakan Işık, FETÖ ile mücadelenin devletin beka mücadelesi olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Hiç kimse 'mağdur var, şöyle oluyor, böyle oluyor' diye bu işi sulandırmasın. Bireysel mağduriyet varsa bizlere iletsin, milletvekili arkadaşlarımıza iletsin, bunlara bakalım ama bu FETÖ terör örgütünün mağduru bütün millettir, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Onun için bu mücadeleyi sulandırmaya yönelik hiçbir eyleme ve söyleme itibar etmeyin. Aksine daha da azimle mücadele edeceğiz. Türkiye'nin yapması gereken çok önemli bir iş daha var. Türkiye maalesef hiçbir sorununu kendi doğal ortamında tartışamadı. 'Türkiye için hangi sistem daha doğrudur, mevcut sistemin eksiği, kusuru nedir?' tartışmasını hiç tabii mecrasında yürütemedik. Keşke bunu yapabilseydik ama maalesef 1960 darbesiyle başlayan süreç sürekli Türkiye'nin sorunlarını ya halı altına süpürmeye itti veya tartışmaları bağlamının dışına çıkararak etkisizleştirdi."

 

37fc68ce-ed40-41d3-83f8-9afc2286df95__fe67032c-91c4-4e0d-a7d7-ba9cb3e99205.jpg

 

HUKUKİ ALTYAPISINI OLUŞTURMAK KALDI

Bakan Işık, bugün Türkiye'ye özgü Cumhurbaşkanlığı modeline en çok Cumhuriyet Halk Partisi'nin karşı çıktığına işaret ederek, "Biz ne diyoruz, 'Gelin, siz de teklifinizi ortaya koyun, tartışın.' Tartışmaktan zarar gelir mi? Yok. Türkiye'nin bugün tartıştığı gündemin asıl müsebbibi Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Türkiye 2007 yılında aslında fiilen ister adına 'Başkanlık' deyin, ister 'Yarı başkanlık' deyin, ister 'Cumhurbaşkanlığı' deyin, fiilen bu sisteme geçti. Türkiye aslında 2007 yılında fiilen parlamenter sistemden ayrıldı. Ayrıldı ama ondan sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin o günkü itirazları yüzünden bu işin hukuki alt yapısının oluşturulması yine mümkün olmadı” dedi.

 

AK PARTİ GRUBU MECLİSTEKİ OYLAMALARDA FİRE VERMEYECEK

Milletin 1 Kasım'da AK Parti'yi yeniden iktidara getirerek, "Bu çarpıklığı düzeltin mesajı verdiğini" aktaran Işık, sözlerine şöyle devam etti: "Şimdi referandumla bunu yapacağız. İnşallah ben inanıyorum, AK Parti grubu Meclisteki oylamalarda fire vermeyecek. Ben hiçbir AK Parti milletvekilinin milletten aldığı yetkiyi bu noktada farklı kullanacağını düşünmüyorum ve bütün milletvekili arkadaşlarımıza da güveniyorum. İnanıyorum ki Milliyetçi Hareket Partisi de bu konuda destek verecek. Sonuçta paketi milletin önüne getireceğiz. Aslında Cumhuriyet Halk Partisi biraz siyasi birikimini kullansa, kibarca ifade ediyorum onun da 'evet' demesi lazım. Niye? Sonuçta paket halka gidecek."

 

PARTİLİLERİN SORULARINI YANITLADI

Bakan Işık, konuşmaların ardından İl Başkanlığı’nın programına uygun olarak, İl Başkanı Şemsettin Ceyhan’ın moderatörlüğünde Teşkilat Başkanı Harun Karaca, Büyükşehir Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve AK Parti Kocaeli Milletvekili ve KEFEK Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu ile birlikte partililerin yazılı sorularına tek tek yanıt verdi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.