1. YAZARLAR

  2. Yüksel Ercan

  3. Aday adayları arasındaki rekabet
Yüksel Ercan

Yüksel Ercan

Yazarın Tüm Yazıları >

Aday adayları arasındaki rekabet

A+A-

Son günlerde bizi arayan aday adayları arkadaşlarımızdan en fazla duyduğumuz  ifadeler “Yüksel Bey biliyorsun ben A partisinden milletvekili aday adayıyım, bizim partimizden de epey aday adayı arkadaşımız var, sizin de bildiğiniz gibi falanca arkadaşımızın şu arızası var, filanca adayın şöyle bir sıkıntısı var, diğer bir arkadaşımız şu tarihte yaptığı bir faaliyetten dolayı ceza aldı, Bu kadar sorun yaratan aday arasında partime en fazla katkı sunacak isim benim, senin de bizim partimizin her kademesinde dostların var, beni partimizin yöneticilerine biraz anlatabilirseniz 21 mayısta belirlenecek olan aday listesine girme imkanım olacak” şeklindeki ifadelerdir.
Kendisini öne çıkarıp aynı partide uzun yıllar omuz omuza görev yapan ve kendisini önemli bir pozisyondaki siyasetçi olarak gören dostumuza “ İyide senin haklarında olumsuz ifadeler kullandığın aday adayları ile aynı partidesiniz, daha yolun başında dostlarınızı bu kadar acımasız bir şekilde karalarsanız nasıl netice alacaksınız.?” diye sorduğumuzda da muhatabımız “Yüksel Bey dostluk başka siyaset başka, biz parti içerisinde beraberdik ancak şimdi herkes kendi adına yarışıyor ve bu tür yarışlarda insanın kendisini düşünmesinden daha tabii ne olabilir ki.?” cevabını veriyor.

Yukarıda anlatmaya çalıştığımız hadiseler şu sıralarda Türkiye’nin dört bir tarafında cereyan ediyor, 24 Haziran tarihinde yapılacak seçime doğru önce 21 Mayıs tarihinde YSK’ya bildirilecek milletvekili aday listesinde dolmak, hatta imkan varsa seçilebilecek bir sırada olmak, sonrada seçilip TBMM’ye gidebilmek adına son dönemlerde görülmeyen bir mücadele yaşanacak.

Normal şartlarda birbirine sonuna kadar güvenen, uzun yıllar beraber siyaset yapmış, aynı hedefler konusunda sırt sırta verip koşturmuş partililer şu sıra seçilebilmek adına en yakınındaki arkadaşını yada arkadaşlarını eleştirmekten geri kalmıyor.

Dünya var olalı beri kişi yada kişiler kazanmak arzusu ile mutlaka bir yarışa girmişler belli zamanlarda kazanmış belli zamanlarda da kaybetmişlerdir, Bu yarışların sonunda iktidarı ele geçirenler bazen uzun yıllar koltuklarda kalmışlar bazende iktidarlar kısa süreli olmuştur.

Son yıllarda iletişim araçlarındaki çoğalma, insanların da daha iyi bir hayat sürme adına ihtiraslarını ön plana almaları neticesinde hemen herkesin her noktaya aday olmaları sonucu ortada sayıları on binlerle ifade edilen bir aday profili baş gösterdi.

Hepimiz biliriz ki iki kişinin aynı noktaya aday olduğu yerde dostluk olmaz, samimiyet kalmaz, Bu ister siyasette olsun isterse ticarette olsun isterse hayatımızın başka bir sahasında olsun değişmez, Hele ki işin içine Milletvekilliği gibi son derece önemli bir makam girince arada ne dostluk kalıyor nede arkadaşlık.

Milletvekili aday adayları kendi zaviyelerinden meseleye böyle bakarlarken aday adaylarını seçmek ile görevlendirilmiş partilerin yöneticilerinin de aday olacak isimler konusunda yanılmamak adına kılı kırk yararcasına bir araştırma yaptıklarını biliyoruz.

Şu günlerde bütün partilerden aday adayı olan isimlerin komisyonlardaki değerlendirmeleri aşağı yukarı bitti, Parti Genel merkezlerinin görevlendirdiği komisyonların karşısına çıkan aday adayları ile yapılan mülakatları geçenlerin dosyalarına daha dikkatlice bakıldı, en üst noktada gerekli araştırmalarda büyük oranda tamamlandı.

Genel merkez yöneticilerinin sahadaki aday adaylarının birbirleri ile ilgili söylediklerini duyup duymadıklarını tam anlamı ile bilmiyoruz, ancak sahadaki aday adayları arasında bu durumu iyice abartanlar olduğu da bilindiğinden Genel merkezlerinde bu söylemleri duyduklarına inanıyoruz.

50 yaş ve üstü aday adayları muhtemelen “siyasetin en üst noktası olan milletvekilliği için yaşım geldi geçiyor, uzun yıllardır parti içerisinde mücadele ediyoruz, bu seçimde milletvekili olamadığım takdirde bir dahaki döneme şansım kalmayacak o yüzden şu an bütün imkanları değerlendirip diğer aday adaylarının önüne geçmekten başka çare yok” diye düşündüklerinden olsa gerek sahada kıran kırana bir mücadele yaşanıyor.
Siyasette aday olanların nerede konumlanacağı ile ilgili kararı verecek makam bilindiği gibi seçmenlerdir, dolayısı ile aday adayı dostlarımızın seçilmek adına ne düşündüklerinden çok seçmenin ne düşündüğü önemlidir ve seçmenin adaylar ile ilgili kararı vermeleri için önlerine sandık gelmesi gerekmektedir.

Şimdilik ilk aşama olan 21 mayıs tarihini bekleyeceğiz, sayıları binler ile ifade edilen aday adaylarının sayısı 21 mayıs tarihinde her parti için 600 olarak belirlenecek, sonrasında ise hem adayların hem de partilerin ortak çalışması ile 600 kişilik TBMM kontenjanına hangi isimlerin gireceği netleşecek.

Herkes gibi bizde o tarihi bekleyeceğiz, aday adayı arkadaşlarımıza da sakin olmalarını kendi özelliklerini ön plana çıkaracak çalışmalar yapmaları gerektiğini diğer adayların zayıf taraflarını kamuoyu ile paylaşmalarının kendilerine hiçbir fayda getirmeyeceğini tavsiye ediyoruz.

Umarız aday adayı dostlarımız bu tavsiyelerimize kulak verirler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Yazarın Diğer Yazıları

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.